Sistem mutluluk vadetti ve karşılığında yaşam alanlarımızı ve ruhumuzu faydasız şeylerle doldurup bizleri nesnelerin esiri haline getirdi. Sistem kazandıkça kazandı, bizler tükettikçe tükendik.
Muhabbet, ihtiyarî değil. Hem ihtiyac-ı fıtrîye binaen, leziz taamları ve meyveleri severim. Peder ve vâlide ve evlâdlarımı severim. Refika-i hayatımı severim. Dost ve ahbablarımı severim. Enbiya ve evliyayı severim. Hayatımı, gençliğimi severim. Baharı ve güzel şeyleri ve dünyayı severim. Nasıl bunları sevmeyeceğim? Nasıl bütün bu muhabbetleri, Cenab-ı Hakk'ın zât ve sıfât ve esmasına verebilirim?
"Cennette insanlardan bazılarının dereceleri artar. Derecesi artanlara: Siz ne yapıyorsunuz da Allah sizi yükseltiyor?diye sorulunca onlar: Geride Salih evlat bıraktık. Bizim için onlar istiğfarda bulunuyor, hayır yapıyor; Allah cc de derecemizi arttıyor, derler....