"Artık insanlık değil teknoloji ilerliyordu, uygarlıklar değil teknolojiler gelişiyordu sadece. İlkçağdan itibaren hatta kiliselerin yağmasındaki ortaçağa rağmen daima gelişebilmişti insanlık, bugünse artık insanlar meraklarını televizyonda izlediklerine, bedenlerini zehirli kimyasallarla dolu hazır yiyeceklere ve mutluluklarını paraya teslim etmiş, potansiyellerine adanmak için var olduklarını unutmuş, insanlık dışı yaşar olmuşlardı."
"İçindeki adalet savaşçısını daha bebekken öldüren bir kesim, adaletli bir yaşam için savaşmaya hazır bir kesimi resmen yağmalıyordu. İnsanlığı korkutarak kontrol eden, korkuyla beslenen bu sistem başı sıkıştığı her an, korku salan bir düşman yaratıyordu.
Bu düşman bazen bir terör örgütü, bazen açlıktan ölen insanlık, bazen bir ülkenin ürettiği nükleer silahlar, bazen bir salgın hastalıktı ama her zaman vergilerimizden kesilen paraların gittiği yerde korkularımızın kaynağı."