Dilan Bayram

“Bir annenin memesiyle çocuğunu beslemesi gibi din de ruhu besler. Yani din bebeğe süt veren meme gibidir. Önemlidir, değerlidir. Ama çıkarıp yüzüme yüzüme sallarsan olmaz! O zaman, memesini çıkarıp yüzüme sallayan anne kılığına bürünmüş bir sapıktan farkın kalmaz. Yavrusunu besleyen annenin memesinin kutsallığı neyse, nasıl mahremse, bunu konuşmak bile insanı nasıl rahatsız ediyorsa din de mahremdir, kişiyle Yaradan arasındadır. Din adına konuşan herkes günahkârdır çünkü din adına konuşulmaz. Tek kitap vardır. Aracıya ihtiyaç yoktur. Aracıyı araya şeytan koymuştur. İnanmayı seçen kitabı okur, anlar. Kitap bu yüzden ‘Oku' diye başlar.”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"...kendi çıkarları için dini kullananlarla çatışma içindeydi."
"Bugün etrafınızda olanlara baktığınızda, kendine dindar deyip İslam’ı bir para basma makinesi gibi kullanan din tüccarlarını görürsünüz. Her yerdeler. Deformasyonun böyle bir seviyeye varabilmesi için bir şeylerin daha en başında çok yanlış gitmiş olması gerekirdi. Ama ne yaparlarsa yapsınlar İslam’ı kirletemezler, sadece İslam’a olan inancı kirletirler. Bugün Yaradan adına öldürmek gerektiğine inandırılıyor gencecik insanlar, varoluşlarındaki en büyük günahı işlemek üzere olduklarını ve böyle bir günahla sadece şeytanın emri altına gireceklerini bilmeden kandırılıyorlar, Yaradan’a hizmet etme umuduyla şeytana satıyorlar ruhlarını, dokuz yaşındaki küçük kızlara tecavüz etme meraklısı, iş ilişkileri kurmak için camilerde toplanan bir kitlenin elinde inancımız, ta ki biz inancımıza sahip çıkana kadar.”
“Okuduğun her kitap, toplamda sadece 26 harfin kombinasyonundan oluşuyor, aynı etrafında gördüğün her şeyin aynı atomların bir araya gelmesiyle oluşması gibi ama her şey birbirinden ne kadar farklı değil mi? Bizi oluşturan aynı atom ve okuduğumuz yüzlerce değişik kitabı oluşturan 26 harf... Temelde biriz Bilge ama aynı değiliz, çünkü deneyimlediklerimiz farklı. Ne olursa olsun deneyime sahip çık.”
"Bir trajedi yaşıyorsun. Yaşadığın trajediye diğerlerinin gözünden bakıp aslında nasıl da haksızlığa uğradığını yüklüyorsun kendine."