| merhaba
José Saramago'nun kaleme aldığı 1998 Nobel Edebiyat Ödüllü,
"Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan, fark et" alıntısıyla başlayan kitap okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu.
Bilinmeyen bir yerde, bilinmeyen bir zamanda ve bilinmeyen bir kişinin arabayla kırmızı ışıkta beklerken 'kör oldum' cümlesiyle başlıyor yapıt. Ve bu körlük bulaşıcı bir hastalık halini alıyor. Körlüğün ülke geneline yayılması ile toplumsal düzenin yıkılışı ve kuralların bir anlamının kalmadığı, herkesin kendi hiyerarşisini kurmaya çalıştığı gözler önüne seriliyor. En ilkel iç güdülerimiz olan açlık ve cinselliğin ise körlüğe rağmen çok vahşi bir şekilde ortaya çıkması anlatılıyor.
Öncelikle yazar körlüğü metafor olarak kullanmış, bunu belirtmekte fayda var. Körlüğün parlak beyazlık şeklinde olması da bunu açıkça belli ediyor. Kitap baştan sona toplumsal eleştiriyle dolu diyebilirim, bunun yanında sistem eleştirileri ve Ateist olmasından dolayı da çok fazla dinsel göndermeler var.
Yazar farklı tarzını ortaya koyarak inanılmaz bir kurgulama yapmış. Yazarın karakterlere isim bile vermemesi, bazı şeyleri bilinmezlik içinde bırakması kurguyu daha da güçlendiriyor. Bu soru işaretlerini tamamlamayı ise okuyucuya bırakıyor.
Kitap üzerine daha fazla şey söylenebilir aslında ama duygularımı ifade edemiyorum, beni fazlasıyla etkileyen bir kitap oldu. Ve sizde hemen okuyun istiyorum. Kitapla kalın, iyi okumalar ^_^