Prehistorik avcı-toplayıcı atalarımızın cinsel ve maddi paylaşımcılığı, romantik bir hippi ütopyası değil, buzul çağı koşullarında hayatta kalmanın tek rasyonel ve pratik yoludur. Seks ve kaynak havuzunun ortaklaşa kullanımı; erkek kısırlığının kabile doğurganlığı üzerindeki ölümcül etkisini yok eder, riski dağıtır ve çocuğa mutlak bir kabile koruması sağlar.[....] Tarım öncesi dönemde mülkiyet, toprak ve miras aktarımı bulunmadığı için, modern erkeğin "bu çocuk benim soyumdan mı?" şeklindeki o yakıcı babalık takıntısı tarih öncesi erkekler için bir anlam ifade etmiyordu. Babalık takıntısı biyolojinin değil, çitlerle çevrilmiş tarım arazisinin ürünüdür. Cinselliğin Şafağı Cacilda Jetha
Alıntı
Modern ahlak "sadakatsizliği / aldatmayı" en büyük suç ilan ederken, Matis kabile ahlakında en büyük günah ve ihlal "cinsel cimrilik / seksüel pintiliktir". Kişi, topluluk bağlarını tazelemek adına cinsel hazzını kabiledaşından esirgeyemez. Daha da radikal olanı, dövme festivallerinde sabit partnerle seks yapmanın "ölümle cezalandırılabilecek" bir suç olmasıdır. Kültür, cinsel tekeli ve mülkiyetçiliği grubun bütünlüğüne yöneltilmiş ölümcül bir tehdit, bir sapkınlık olarak kodlayabilir. Cinselligin Şafağı Cacilda Jetha
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İdraksiz Kemalistler
İsrail, bütün dünya gibi, Kıbrıs adasının devasa bir hava üssü olduğunun da, Akdeniz’in kontrolü noktasında Kıbrıs’tan daha işlevsel hiçbir lojistik nokta olmadığının da acayip farkında. Bu domuz sürüsü, büyük abisi ABD ile Güney Kıbrıs’ı “Kibriti çakılsa havaya uçacak bir silah deposu”na çevirdi. Diğer yandan da daha önce de defalarca gündeme getirdiğimiz gibi bu domuz sürüsü Kuzey Kıbrıs’tan pek çok arazi aldı ve bu arazilere son derece güvenlikli, kale benzeri yerler inşa etti. Bunların yanında bir de “Kıbrıs’ın Kamalistleri” diyebileceğimiz saçma sapan bir ekiple uğraşmak çıktı. Başka hiçbir dertleri, hiçbir işleri yokmuş gibi, İsrail’in adadaki yayılmacılığıyla, adanın bir “kumar ve fuhuş adası” haline gelmesiyle uğraşmak yerine okullarda başörtüsünü yasaklatmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Konu şu: Bu yasak için canhıraş şekilde mücadele veren Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın en büyük paydaşı kim? Kuir Kıbrıs Derneği isimli foncu LGBT derneği. Anlayacağınız üzere Kamalistler yine hiçbirimizi şaşırtmayı başaramadı Kıbrıs’ta. “Hıyarım var” diyene bir avuç tuz alıp koşmayı marifet sayan Kamalistleri bıraksak Sarı Paşa’nın “Bağımsızlık benim karakterimdir” cümlesiyle gözyaşı dökerler ama adanın bütün enerjisini sömürüp adanın bütün sosyolojisini parmağında oynatmayı hedefleyen foncularla aynı yataktalar. İsmail Kılıçarslan
Hayata Dair
Diğer memeli dişileri yalnızca doğurgan oldukları birkaç gün cinsel olarak aktifken ve bunu şişen, kızaran organlarıyla açıkça ilan ederken; insan dişisi doğurganlığını tamamen gizler ve döngüsünün her günü cinsel birleşmeye hazırdır. Eğer Standart Anlatı'nın iddia ettiği gibi seks sadece "üreme amaçlı, kıymetli ve pahalı" bir takas nesnesi olsaydı, evrim neden kadına üremeyle hiçbir ilgisi olmayan, muazzam ve kesintisiz bir cinsel kapasite (hiperseksüalite) bahşetmiştir? Bu anatomik gerçek, insan cinselliğinin evrimsel olarak üremeden bağımsız, sosyal bütünleşmeyi sağlayan komünal bir araç olduğunu haykırmaktadır. Cinselliğin Şafağı Cacilda Jetha
Alıntı
​"Uçurumun kenarında yürümek bir delilik değil, bazen sadece birinin seni kolundan tutup çekmesi için yaratılmış en çaresiz bahanedir." ​Buradaki mesele yere çakılma arzusu değildir. Mesele, o düşüş anında birinin seni yakalama ihtimaline duyduğun o muazzam, çocuksu inançtır. Ruhun o kadar yorulmuştur ki, sırf biri seni sımsıkı tutsun ve "Seni bırakmıyorum" desin diye kendini o tekinsiz rüzgara bırakmaya razı olursun.
Uluönder Gazi Mustafa Kemal Atatürk CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR..! Demişti. Ama ne var ki siyasal dinciler aydınlamanın önünü kesmek için şeytan ile bile iş tutmuştur. Bugün şu tarkat şeyhlerinin altını kurcalayonca milyar dolar sahibi çıkıyorlar. Ama insanları müthiş hipnotize edyorlar. Misal İsmail Ağa cemaati lideri nin şifa dağıttığını söylediler fakat adamı yerden 4 kişi zor kaldırıyordu. Adamın şifa anlamında kendisine faydası yok örnek gözlerinin önünde ama şifa dağğıtığınanandılar. Atatürk ve laik ülke siyasal hiç bir dincinin işine gelmez. Köy enstitüleri kurulduğunda çarıkla buraya giren çocuklar günü gelince genelkurmay başkanı öğretmen mühendis vs işte böyle yetiştirdiler o çocukları. ATATÜRK DÖNEMİNDE KURULAN 46 FABRİKA (1923–1938) Aşağıdaki tablo, Atatürk döneminde kurulan tüm fabrikaları yıllarına göre sıralı biçimde göstermektedir. Her biri, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının yapı taşlarını oluşturmuştur. # Fabrika Adı Kuruluş Yılı 1 Ankara Fişek Fabrikası 1924 2 Gölcük Tersanesi 1924 3 Şakir Zümre Fabrikası 1925 4 Eskişehir Hava Tamirhanesi 1925 5 Alpullu Şeker Fabrikası 1926 6 Uşak Şeker Fabrikası 1926 7 Kayseri Uçak Fabrikası 1926 8 Kırıkkale Mühimmat Fabrikası 1927 9 Bünyan Dokuma Fabrikası 1927 10 Eskişehir Kiremit Fabrikası 1927 11 Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası 1928 12 Ankara Çimento Fabrikası 1928 13 Ankara Havagazı Fabrikası 1929 14 İstanbul Otomobil (Ford) Montaj Fabrikası 1929 15 Kayaş Kapsül Fabrikası 1930 16 Nuri Killigil Tabanca, Havan ve Mühimmat Üretim Tesisleri 1930 17 Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası (Genişleme) 1931 18 Eskişehir Şeker Fabrikası 1934 19 Turhal Şeker Fabrikaları 1934 20 Konya Ereğlisi Bez Fabrikası 1934 21 Bakırköy Bez Fabrikası 1934 22 Bursa Süt Fabrikası 1934 23 İzmit Paşabahçe