Birkaç parça giysi, iki çift ayakkabı hariç her şeyi ardımda bırakıp terkettim o işkence mahallini. Ben değil, bir başkasıydı sanki senelerdir orada yaşayan. Her insan dönüp son kez bakardı. İnsan değildim o evde.
Başın sağ olsun dedi halam. Hepsi o kadar. Oysa babasını yitiren çocuklara hep bir şeyler söylemek için yırtınır millet. İnsanın sus artık, rahat bırak garibi diyesi gelir. Doğru ya, benimki çoktan ölmüştü.
Daracık yerde kurşunlar muhakkak sekecek. Burada dursam başıma isabet eder, şurada dursam göğsüme. Çömelsem böbreğime gelir. En iyisi ellerimi başımın üzerine koyayım da gitmeme izin versin. Koskoca narko-terörist ufacık bir kadınla uğraşacak değil ya.
Gerisini duymuyorum. Arabanın koltuğunda bıraktığım ekmekleri düşünüyorum. İlk istediğinde fırlayıp getirseydim. Hele bir çıksın buradan, sabah akşam sıcak somunları dizerim önüne. Göğsüm sıkışıyor. Artık biri gelip müjde verse. Geçti dese.