Gördüğün son gözler onun gözleriydi. Gün sona ermekte, akşamsa yavaş yavaş onun yerini alıp, koyu kadife örtüsüyle tüm evreni sarıp sarmalamaya hazırlanmaktaydı. Her şeye koyu ve soğuk bir grilik hakimdi. Gök koyu griydi, asfalt koyu gri, belli belirsiz sallanan ağaçlar, cama vuran damlalar, az evvel üzerinden geçtiğim köprünün altından akan nehir... Eğer usta bir ressamdan bu manzaranın resmini yapmasını isteseydiniz paletinde sadece iki renk yeterli olurdu onun için; bu yeryüzü parçasının donuk tonlarını yakalayabilmesi için bolca siyah ve bir miktarda beyaz. Yalnız yoldaki sarı renkli çift şerit çizgisi renklendirebilirdi bu soğuk tabloyu.