Yalnızlık, insanın etrafında hiç kimse olmamasından değil, kendisi için önemli olan şeyleri anlatamamaktan veya başkalarının kabul edilemez bulduğu belirli görüşlere sahip olmaktan kaynaklanır.
Dünyaya yanlış taraftan bakmamız ve bakış açımızı değiştirip ona diğer taraftan yani dışarıdan değil içeriden bakarak doğru cevabı bulabilmemiz gayet muhtemeldir.
Bir insan ilişkisi, ruhun dünyasına, duyu ve ruh arasındaki, her ikisinden de bir şeyler içeren ama kendi benzersiz karakterinden hiçbir şey kaybetmeyen ara alana götürür.
"Çocukları, gençleri düş kurmaktan vazgeçirip yalnızca yaşanılan dünyanın gerçekleriyle sınırlamaya çalışmak yanlıştır. Çocuklar, gençler gerçeklere gözlerini kapatsın demiyorum; ancak düş güçlerini kullanmazlarsa, düş kurmaya alışmalarsa gerçeği de, doğruları da sezemezler, göremezler. Hayalden, düş gücünden yoksun bir us, işlevsiz kalır."