"İşte ona (öğrenciye) bunları söyleyeceğiz. Çünkü, insanın zihnine dolduracağımız ilk sözler onun ahlakını ve ruhunu yoğuracak, ona kendini tanımasını, iyi yaşamasını ve iyi ölmesini öğretecek olan sözler olmalıdır. Bilimleri öğrenmeye, bizi kölelikten kurtaracak olan bilimlerden başlayalım."
"Bence en büyük kötülüklerimiz, küçük yaşımızda belirmeye başlar ve asıl eğitimimiz bizi emzirip büyütenlerin elindedir. Çocuk bir tavuğun boynunu sıkar, kediyi, köpeği oyuncak edip yara bere içinde bırakır; anası da ona bakıp eğlenir. Kimi baba da, oğlunun müdafaasız bir köylüyü, bir uşağı öldüresiye dövdüğünü, bir arkadaşını kurnazca ve kahpece aldattığını gördüğü zaman, bunu yiğitlik belirtisi sayarak sevinir. Oysa bunlar zalimliğin, zorbalığın, dönekliğin asıl tohumlan, kökleridir; çocukta filizlenirler, sonra alışkanlığın kucağında, alabildiğine büyüyüp gelişirler. Bu kötü yönsemeleri yaşın küçüklüğüne ve işin önemsizliğine bakarak hoşgörmek tehlikeli bir eğitim yoludur. Önce şu bakımdan ki, çocukta tabiat hâkimdir ve tabiat asıl yeni tomurcuk salarken katıksız ve gürbüzdür; sonra da, hırsızlığın çirkinliği, çalman şeye göre değişmez ki: Ha altın çalmışsın, ha bir iğne. “ İğne çaldı, ama altın çalmak aklına bile gelmez” diyenlere benim diyeceğim şudur: “İğneyi çaldıktan sonra niçin altını da çalmasın?”
"Bütün dünya da sizin ölmenize, düşmenize seyirci kalır, çünkü dünya bencillikten ibaret olan, insan soyu için bir erdemi ya da bir fikri temsil etmeyen her şeyin düşmesine, ölmesine sadece seyirci kalır."