Yarayı iyileştiren, sıkıntıyı hafifleten en kestirme yol diye bir şey yok.
Meseleye kalbin dahil olduysa orada
reçeteler, formüller ve kısayollar pek işe yaramaz. Kalp iyileşirken genelde en uzun ve en sancılı yol neresiyse orayı seçer. Perperişan olmadan, dağılıp bin parçaya ayrılmadan toparlanmaz. Çünkü onun derdi alelacele varmak değil, seni işlemek ve dönüştürmektir. Yara ise sana katacağını katar, sonra da yerini ferahlığa bırakıp gider. İyileşmeyi her şeyi unutmak
zannediyorsun; oysa iyileşmek, hatırladığında artık eskisi kadar sarsılmamaktır. O insanı özleyebilirsin, beraber geçirdiğiniz günleri özleyebilirsin, onun yanında dönüştüğün kişiyi özleyebilirsin. Bu bir takılı kalma hâli değil, insan olmanın şanıdır…