Ex Nihilo Dutluk

Ex Nihilo Dutluk
@calzifer
Arada bir kitap okuyorum.
Mütercim-Tercüman
Yüksek Lisans
Mersin
İstanbul, 23 Ekim 1994
1284 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Finneganın Baldızı: (+18) Bir Özet
5/10
·672 syf.··
2025 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 17:15
[Hem de Ayranım Dökülmesin Babında Bir Sorumluluk Reddi]: Başta Campbell'in "A Skeleton Key to Finnegans Wake" adlı metni olmak üzere çeşitli kaynak eserlerin yalancılığını icra etmekteyim. Şimdi... En başta Finnegan diye bir arkadaş var, merdivenden düşüyor. Ancak o da ne: morte? Sonra curcuna kopuyor tabii, “Vay efendim, nasıl olur da bizim Finnegan ölür?” “Çünkü,” diyorlar, “Finnegan bir efsane ve efsaneler de… Bir de… Yav bak şimdi biz Allah sanıyorduk onu galiba ya; yalan olmasın, Allah da sanmış olabiliriz.” Cenazesinde ise kaç bahtın ahını aldıysa mevta bedenine içki dökülüveriyor; tabii hemen anında (ve çünkü illa ayyaşlığını yapacak ya) “Ahıağğbijm ölmedim yaubijm, içim geçmişm!” diye zıplıyor rahmetli. Gelgelelim etrafındakiler, ha merdiveni devirdi ha beynini dağıttı derken Finnegan’ın götünü toplamaktan sıkıldıkları için, “Şşş, tamam, yat, yok bir şey,” diyerek Finnegan çağını kapatıyorlar. İşte! Eşinizi dostunuzu iyi tanıyın. Finnegan’ın anlatıda bıraktığı boşluğa bu noktada pub işletmecisi Humphrey Chimpden Earwicker’ı (HCE) alıyoruz. Bu adamın adını (paşa keyfiniz uygun görecek olursa) “Here Comes Everybody” diye de açabiliyorsunuz. Sınırsız eğlenceye merhaba. Her neyse, işte bu adam, evet, bu adam yok mu, bu adamın iki oğlu bir kızı var. Kendisi de hem Hür İrlanda devletini hem de Tanrı’yı temsil ediyor. Takılmayın bunlara; gerçek değil bunlar, edebiyat. O değil asıl bak, asıl başka ne oluyor: Bir gün bunun yolunu kesiyorlar, diyorlar ki, "Seni askerler görmüş," diyorlar, "Ha, Humprey? Mahallemizin karısına kızına sırnaşıyormuşsun. Askerler görmüş seni, şahidiz diyorlar. Açıyormuşsun, buyrun bakalım haydiiii diye sallıyormuşsun. Üç askerimiz Humprey, sallıyormuşsun! Bu da ne demek oluyor?!" İşte, kim bilir ne demek oluyor, çünkü HCE de bir türlü
Finnegans WakeJames Joyce · Alma Books · 0104 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Marquis de Sade gibi adammış. Tam bir pislikmiş lan. Böyle adam mı olur? Keşke yaşasaymış da bizimle iki bira eşliğinde muhabbete maya çalsaymış. 10 numara 5 yıldız insanlık düşmanı.
Nasreddin HocaPertev N. Boratav · Islık Yayınları · 201453 okunma
9/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2024 340. kitabı
Mesajlarıma dönmek bilmeyen kadim dostumun zamanında yazmış olduğu bir metin. Antik çağlardan başlayıp —deniz kabuklarından, altın ya da gümüş standartlarına ve ardından da fiat (hükûmet destekli) para birimlerine varıncaya değin— paranın ve —Rönesans İtalya'sından, Saray Yahudilerine ve Londra Kuyumcu Bankerlerinden Federal Rezerve ulaşıncaya kadar da— bankacılığın toplumsal bakımdan oynadıkları rol ile almış oldukları biçimler anlatılıyor. Bu bağlamda da birçok başka hususa değiliniyor. Tarihi seyir içerisinde yaşanmış olan finansal krizlere, bunların türlerine ve zamanla karşılarında ne gibi önlemlerin alınmış olduğuna yer veriliyor. Bu krizlerden önemli olan bazıları sebepleri ve sonuçları ile birlikte değerlendiriliyor. IMF'nin Özel Çekme Hakları biçiminde adlandırdığı para sepetinde en baskın konumlara sahip beş para birimi ve de ekonomileri (ABD, Çin, Birleşik Krallık, Japonya, Almanya [ve daha sonrasında da Avrupa Birliği]) yine tarihi bir mercek altında, günümüze varıncaya kadar incelemeye tabi tutuluyor. Post-modernizmin ne olduğuna ve ekonomik yaşam koşullarımızı ne şekillerde etkileyebildiğine değinildikten sonra ise aynı eksen dahilinde 2008 Finansal Krizi ile onu takiben ortaya çıkmış bulunan kripto para birimleri irdeleniyor. Bu kripto para birimleri işleyişleri, özellikleri, sınırlamaları ve kendilerine has buhran dönemleri ile birlikte açıklandıktan sonra da en nihayetinde finansal kriz koşullarının altında ve fiat para birimleri karşısında ne derece bir dayanıklılık gösterebildikleri ve/veya gösterebilecekleri inceleniyor. Bence gideri var. Mesaj atıp bunu kendisine de söyleyeceğim.
Özgürlük Eşitlik MerkeziyetsizlikAlperen Tekin · Scala Yayıncılık · 20242 okunma
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 325. kitabı
Bu yazar dallamanın teki. Gerici, mistisizm düşkünü, kadın düşmanı, hastalıklarından ötürü de az biraz nevrotik hâle gelmiş bir birey kendisi. "Lise mezunu" diye şahsına laf edenler de var, ama adam otodidakt. Kendini iyi yetiştirmiş. Yüksek lisansta "özdeyiş" kelimesini bilmeyen insan gördüm ben. Öpün, başınıza koyun. Ancak sıkıntısı şu ki, danışacak kimse olmayınca (herhalde, bilemem) bilgiyi özümsemiş bulunsa dahi ister istemez çarpık bağlantılar kurmaktan imtina edemiyor. Samim (ana karakter) kesinlikle sunulmuş olduğu gibi bir mantık ve etik abidesi değil. Önce bir kadınla takılıyor. Sonra muhtemelen (yine o kadından) kendi kızı olan, aralarında 25-30 yaşın bulunduğu başka bir karakterle takılmaya başlıyor. Üstüne bir de söz konusu bu eski sevgilisinin evine gittiği zaman hizmetçisini "öpüşerek" sorguya çekiyor. Bilgi alma yöntemi bu adamın. Aynı evde kaldıkları yeğeni, annesine (ki bu kişi Samim'in ablası) sinirlensin diye bir hamileyim numarası yapıyor. Abla hemen, saniye geçirmeksizin derhal Samim'den şüpheleniyor. Yani, tamam, benim de mezhebim alabildiğine geniştir ancak bu adam da bildiğin ırz düşmanı lan sanki. Bunların dışında ise Peyami Safa yine bol bol parapsikoloji falan anlatıyor. Filozof isimleri sıkıştırmış aralara, elini korkak alıştırmamış. Tabii bunlara hep şu havada yer verilmiş: "Heidegger. Hegel yahu Hegel. Dolayısıyla Allah vardır. Anlaştık herhalde. Arkadaşım Kant diyorum, yok mudur Allah?!" Böyle anlarında Safa kulağa derhâl iki rekat namaz kılmanı talep eden, bunu açıkça ifade etmeyi reddeden ama kılmaz isen de başından asla gitmeyecek birisi gibi geliyor. En nihayetinde kitabını da, "Sallayın bilimi, milimi yaa! Hadi arkadaşlar metafizik! Eften püften hissiyat! Efendim? Biyolog musunuz? Atın şu adamı dışarı! Pozitivist hödük, gelmiş bana
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,2bin okunma
7/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2024 323. kitabı
Nehir romanın kronolojik bakımdan en güncel zamanlara denk gelen bölümü. İkinci Dünya Savaşı patlak vermeden hemen önce geçiyor. 5 dakika falan kalmış yani, o derece. Bu sefer konu bütünlüğünün olmaması gibi bir dert mevzubahis değil. Kullanılan dil ise tek kelimeyle muazzam. Okuduğum en estetik kitaplardan biri diyebilirim. Gelgelelim hikâye, hiç değilse romanın sonlarına kadar, aşırı derecede klişe denilebilecek bir biçimde ilerliyor. Karakterlerimiz yine aşık oluyorlar ve inanmazsınız, muhtelif fikirler bile ifade ediliyor. Bazen gezmeye (!) dahi gidenlerin söz konusu olabildiğini gördüm. Tabii, 10 dakikada bir konuşmaya dahil olanların, "YAHU ŞU BATI!! GARP İŞLERİ DİYORUM, GARP!! N'APTIK ONU, YAPIYOZ BÖYLE ŞEYLERİ Dİ Mİ?!?! AKSATMAYALIM ONU HA!!! HEY BİR DAKİKA, N'OOLUYOR LAN ORADA, GARP MI O SENİN ELİNDEKİ?!?!" şeklindeki dellenmelerini göz önüne alacaksınız. O dönem böyle. Gerçi şimdi de böyle ama sanırım parasız Avrupa olunmayacağını anlayınca sanatçılarımız konuyu odak noktası yapmaktan vazgeçtiler. He şayet Brüksel bir gün Ankara'yı arar da, "Baba bir kitabınızı okudum, yani, ne diyeceğimi bilemiyorum. Yarın gelin de şu AB işinizi halledelim. Ulan ne aktı bee," falan derse, ben de kendime yakışanı yapar ve bu incelemeyi dakikasında silerim. Önerilir.
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma