Can

Psikanalizde analizanın ne demek istediği değil, aslında ne söylediği önemlidir. "Demek istediğim" ifadesi o kişinin bilinçli olarak düşünerek neyi söylediğine, bilinç düzeyinde neyi söylemeye niyetlendiğine, neyi iletmeyi amaçladığına gönderme yapar. Ve hastanın niyetlendiği şey, kendisine bakışıyla, olduğuna inandığı (veya olabileceğine inandığı ya da en azından olabilmek istediği) kişi tipiyle bağdaşan şeyleri aktarmaktır. Bu nedenle, "demek istediğim'' ifadesi, hastanın kendisine ait olarak gördüğü, benlik-imgesine uyan bir niyetlilik düzeyine atıf yapar.

Can

@can1k
·
Hastaların sıkça tekrarladıkları bir cümle olan "demek istediğim;' hastanın o anda bilinçli olarak ne düşündüğüne (ya da ne düşünmek istediğine) gönderme yapmaktadır, dolayısıyla aynı anda zihninde, muhtemelen başka bazı düzeylerde şekillenen diğer düşünceler inkar edilmektedir. Birçok hasta terapide böyle farklı düşüncelerin varlığını ısrarla inkar eder ve söyledikleri şeyin ifade ettiklerinden farklı bir şeyi dile getirdiği gerçeğine pek alan bırakmazlar.
Sayfa 54
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hastaların sıkça tekrarladıkları bir cümle olan "demek istediğim;' hastanın o anda bilinçli olarak ne düşündüğüne (ya da ne düşünmek istediğine) gönderme yapmaktadır, dolayısıyla aynı anda zihninde, muhtemelen başka bazı düzeylerde şekillenen diğer düşünceler inkar edilmektedir. Birçok hasta terapide böyle farklı düşüncelerin varlığını ısrarla inkar eder ve söyledikleri şeyin ifade ettiklerinden farklı bir şeyi dile getirdiği gerçeğine pek alan bırakmazlar.
Sayfa 54
Analizde, analist ve analizan anadilleri aynı olsa bile (İngilizce, Türkçe, vb.), "aynı dili konuşmazlar:' Eğer benzer sosyoekonomik arka planlardan ve ülkenin aynı bölgesinden geliyorlarsa kullandıkları deyimler benzer olabilir, ama asla nihai olarak aynı dili konuşmazlar.
Sayfa 52
Lacan, Seminer III, 184
İnsanlar arası söylemin temeli, yanlış anlamadır.
Freud ve başka pek çok analist, randevularını fiziksel olarak hasta olduklarını söyleyip kaçırmaya eğilimi olan analizanlardan kaçırdıkları seansları ödemeleri istendiğinde, ilginç biçimde hastalanmayı bıraktıklarını ve daha çok seansa geldiklerini belirtirler.
Sayfa 51