Can

Çocukluklarımızın ilk yılları söz konusu olunca, pek çoğumuzun belleği bir boşluğu içerir; pek çoğumuz, bu yıllara ilişkin yaşantılardan yalnızca bazı parçaları anımsarız. Şurasını rahatlıkla ileri sürebiliriz ki, psikanaliz bu boşluğu doldurmuş, insanlardaki çocukluk yıllarını kapsayan unutkanlığı ortadan kaldırmıştır.
Sayfa 81
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Psikanaliz, bilimsel gelişmelere ilgi duyan kişilerin sıcak ve umut dolu hüsnü kabulüyle karşılaşmak gibi bir talihe asla mazhar olmamıştır. Söylediklerine uzun süre kulak asılmamış, söz konusu umursamazlıkta daha fazla diretmek olanaksız duruma gelince de, psikanaliz, kendisini tanımak zahmetine katlanmak istemeyenlerin duygusal nedenlerden içlerinde besledikleri alabildiğine şiddetli bir düşmanlığa konu yapılmıştır.
Sayfa 77
Alıntı
Psikanaliz şunları söyler bize: Her düşün bir anlamı vardır; düşlerdeki yadırgatıcı görünüm, bu anlamın kendini açığa vururken uğradığı biçim değişikliğinden ileri gelir; bizde bıraktığı saçmalık izlenimi kasıtlıdır, küçümseme, alay ve çelişki belirtir; tutarsızlığı yorum için bir önem taşımaz.
Sayfa 65
Alıntı
Bir isteğin baskılanmasında en sık karşılaşılan neden, elem duygusundan kaçmaktır; baskı altına alınan istek, sonradan bir yanılgı kılığına girerek kendini açığa vurmakta ve bu kadarıyla yetinmektedir. Dolayısıyla, sahiplerine gizli bir hınç beslenen isimler inatla unutulur; istemeye istemeye, örneğin geleneksel bir zorunluluğa uyularak gerçekleştirilecek kimi kararlar gerçekleştirilmeden kalır. Bir vakit armağan alınmış ama bu arada kendileriyle bozuşulmuş kimseleri anımsatan eşyaların orada burada unutulduğu görülür. Eğer bir yolculuğa gönülsüz çıkılıyor da bir başka yere gitmek daha çok memnunluk verecek gibiyse, yanlış bir trene binilir ya da yanlış bir kompartımana girilerek oturulur.
Sayfa 62
Alıntı
Yanılgılar, yani genellikle bilinen sözcüklerin, isimlerin, bazı niyet ve kararların unutulması, dil sürçmeleri, okurken ya da yazarken yapılan yanlışlar, bir yerden alınmış bir eşyayı eski yerine değil de bir başka yere koymalar ve dolayısıyla aradığında bulamamalar, şu ya da bu nesneyi kaybetmeler, durup dururken içine düşülen hatalar, alışkanlığa dönüşmüş kimi jest ve davranışlar; kısaca sağlıklı ve normal insanlarda karşılaşılan yanılgılar diye bir araya topladığımız bütün bu olaylar dizisi ruhbilimce pek ele alınmamış, hepsi «dalgınlık» sınıfına sokulmuş; yorgunluk, dikkatin başka yana kayması ve bazı hafif hastalıkların yan etkileriyle açıklanmaya çalışılmıştır.
Sayfa 61
Alıntı