Küçük çocuğun dışkılarıyla olan ilişkisinin, “kaka!” veya pis addedilmesiyle getirilen kısıtlama, onun ruhsal gelişiminde bir dönüm noktasıdır. Çocuğun bedeninin bir parçası olan, ama aynı zamanda istediğinde dışarı atabildiği ve dışa atarken kendisine haz veren dışkılarına dayatılan yasaklama, o ana değin kendisini çevreleyen dünyayla bütünleşmiş hisseden çocukta ilk kez ayrılığa dair bir duygu yaratır. Dış dünyanın dayattığı yasaklama çocuğu bütünleşmiş olduğu çevreden kopararak ona kendiliğine ilişkin bir bilincin yolunu açar.