Gece Gelen Kitap Perileri

Gece Gelen Kitap Perileri
@cancan13

Gece Gelen Kitap Perileri

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
1/36 kitap - %3 tamamlandı
1 kitap okudu
36 kitap
384 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
6 günde 1 kitap okumalı.
Reklam
Ama bazen, Ah Tanrım, Yeşil Yol o kadar uzun ki...
Mr.Jingles'ın benim arkam dönük ve dikkatim, en önemli özelliği intikamcı bir tür merak olan bir adama yönelmişken öldüğünü düşünüyorum. Yağmurda yanında diz çökmüşken, bilinçsiz son saniyelerini titreyerek tüketen Janice'i düşünüyorum. "Kes şunu," demeye çalışmıştım o gün John'a hücresinde. "Ellerimi bırak, yoksa boğulacağım. Boğulacak ya da patlayacağım." "Patlamazsın," diye cevap verdi benim düşüncelerimi duyup gülümseyerek. Ve korkunç olanı da doğruydu. Patlamadım. En azından bir yaşlılık hastalığım var: uykusuzluk çekiyorum. Geceleri geç saatlerde yatağımda yatıp gittikçe yaşlılığa gömülen hasta kadın ve erkeklerin çıkardıkları umutsuz sesleri dinliyorum. Bazen bir çağırma zilini ya da koridorda bir ayakkabının gıcırtısını veya Bayan Javits'in gece haberleri açtığı TV'sinin sesini duyuyorum. Burada yatıyorum ve eğer ay pencereme düşüyorsa, onu seyrediyorum. Burada yatıp Brutal'ı, Dean'i ve bazen de William Whorton'u düşünüyorum. "Doğru, zenci, düşünebileceğin kadar kötü," diyen Whorton'u. Delacroix'nın, "seyret şimdi, patron Edgecombe, Mr. Jingles'a yeni bir numara öğrettim," demesini.. Limonluğun kapısında durmuş, Brad Dolan'a beni rahat bırakmasını söyleyen Elaine'i. Bazen dalıp yağmur altındaki o altgeçidi ve gölgelerin arasında duran John Coffey'i görüyorum. Bu küçük düşlerde asla bir yanılsama değil; her zaman kesinlikle o, benim koca oğlum orada durmuş seyrediyor. Ben burada yatıp bekliyorum. Janice'i, onu nasıl kaybettiğimi, yağmurda parmaklarımın arasından kıpkırmızı akıp gittiğini düşünüyor ve bekliyorum. Her birimizin bir ölüm borcumuz var, bunun istisnası yok, biliyorum, ama bazen, ah Tanrım, Yeşil Yol o kadar uzun ki...
Sayfa 428·Kitabı okudu
Stephen King
Pek ender, altı-yedi yıl arayla nezle oldum ama nezle olmayan insanlar genelde daha ciddi rahatsızlıklara yakalansalar da, bende asla öyle olmadı. Bir keresinde, o korkunç 1956 yılının başlarında safra kesesi taşı düşürdüm. Ve bütün anlattıklarıma rağmen bunu okuyanlardan bazılarına garip geleceğini bilsem de, bir parçam o taşı düşürürken çektiğim acıdan zevk aldı. Yirmi dört yıl önce, su sistemimdeki o sorundan bu yana çektiğim ilk acıydı bu.. 1932'de John Coffey bana yaşam aşıladı. Beni yaşam enerjisi çarptı da diyebilirsiniz. Eninde sonunda bir gün tabii ki öleceğim; herhangi bir ölümsüzlük iddiam da Mr. Jingles'la birlikte gitmiş olmalı; ama ölüm beni bulmadan çok önce onu arzuluyor olacağım. Doğruyu söylemek gerekirse, daha şimdiden, Elaine Connelly öldüğünden beri arzuluyorum.
Sayfa 427·Kitabı okudu
Stephen King
Ama tabii John Coffey'nin 1932'de kurtardığı yalnızca Melly Moores ya da Del'in makarayla o şirin numaraları yapan ve sanki Del gelmeden onu arayan faresi değildi... John Coffey de gelmeden çok önce. John beni de kurtarmıştı ve yıllar sonra Alabama'da yağmur altında durmuş, bir altgeçidin gölgeleri arasında hiç orada olmayan bir adamı arar, darmadağın eşyaların ve mahvolmuş ölülerin arasında dururken, korkunç bir şeyi öğrendim: bazen kurtulmakla lanetlenmek arasında kesinlikle hiçbir fark yoktur.
Sayfa 426·Kitabı okudu
Stephen King
Daha ölmemişti. Çoğu zaman eğer anında ölseydi onun için olmasa da, benim için daha iyi olacağını düşünmüşümdür. O zaman belki onu daha erken bırakabilir, daha doğal bir biçimde ayrılabilirdim. Ya da belki de yalnızca kendimi kandırıyorum. Bütün bildiğim, aslında onu hiç bırakmadığımdır; gerçek anlamda yani..
Sayfa 424·Kitabı okudu
Stephen King
Reklam