“Ne hırsızlardan ne de katillerden korkmalıyız. Bunlar hep dış tehlikelerdir, küçük tehlikelerdir. Biz asıl kendimizden korkalım. Asıl hırsızlar batıl inançlardır; asıl katiller kötülüklerdir. En büyük tehlikeler bizim kendi içimizdekilerdir. Kafamızı ya da kesemizi tehdit eden tehlikelerin ne önemi var! Biz ruhumuzu tehdit eden tehlikelere bakalım.”
Bıkmadan usanmadan sabırla sevdiğine yazmak, haber almayı istemek, cevap beklemek, şiirlerini ona adamak. Bu kadar sabır, adı aşk ya da sevgi bilmiyorum ama verdiğim alıntılar gibi daha nicelerinden etkilenmemek elde değil. Bir yandan da Leyla'yı putlaştırmak gibi Ahmed Arif'in sözleri. Hayranlıkla okuduğum eserlerden biri.
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
" O güzel burnuna yıldızlarca öpücük..."
" Sana doymak korkunç ahmaklık olur."
" Sana yakın, sana layık ve hele hele 'senin' olmayı düşünebilmek bile bir cesarettir."
" Hatırlıyor musun, yüzünü aklımda tutamıycam diye korktuğumu söylemiştim bir kere. Halbuki nasıl yanılmışım! Hasta hafızama çakılmışsın adeta."
" Sen tek başına, cihanın bütün haksız, canavarca düzenine karşı beni ayakta tutabiliyorsun."
" Ben senin mecburunum- başkaca yokum."
" Nemsin be? Sevgili, dost, yâr, arkadaş... Hepsi. En çok da en ilk de Leylasın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum, üşüyorum kapama gözlerini..."