Schopenhauer, insan mutluluğunu etkileyen konuları 3 başlıkta topluyor. İnsanın ne olduğu, neye sahip olduğu ve neyi temsil ettiği.
İnsanın ne olduğu
Kişinin karakteri, güzelliği, gücü, karakteri, zekası ve sağlığını kapsıyor. Schopenhauer'e göre mutluluğumuz üzerinde en büyük söz hakkı bireyselliğimizdedir. Melankolik birisi ile hiperaktif birisi aynı olayları farklı olarak yorumlar. Bireyselliğimiz bizimle her yere gelir ve dünyayı görüşümüzü etkiler. Hiç kimsede kendimizden fazlasını görmeyiz. Bir insan kendine ne kadar yetiyorsa o kadar az başkalarına ihtiyacı vardır. Dışarıya ihtiyacın azalması da sizi tehlikelerden korur. Büyük bir insan bir süre arkadaşlık kurar sonra doğası gereği yalnızlığa çekilir. Çünkü biliyor ki yalnız ama içi dolu, zeki insan kendini eğlendirebilirken, içi boş kişi partiden partiye koşarken bile canı sıkılabilir. Kişinin yalnızken yapabileceği aktiviteler olarak vücudu gerekli ölçüde hareket ettirmek ve zihinsel hareketi savunuyor. Kitap okumak, felsefe yapmak, düşünmek, sanat gibi.
Kişinin neye sahip olduğu
Sahip olunan her türlü mal ve mülkü kapsıyor. Kişinin temel ihtiyaçları dışındaki ihtiyaçların onu mutsuzluğa sürükleyeceğini söylüyor. Önemli olan neye sahip olduğumuz değil, neyi istediğimizdir. Kişiyi mutsuz eden sürekli bir şeyler istiyor oluşudur. Fakir birisi elindeki az şeyle mutlu olmayı becerebilirken zengin kişi elinde her şey olmasına rağmen istediği olmasın yine de mutsuz olabilir. Kitaptan güzel bir alıntı da şöyle:" Zenginlik deniz suyu gibidir, içtikçe daha da susarsın.
Kişinin neyi temsil ettiği
Mutluluğumuzu başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğüne yani toplumdaki karşılığımıza dayandırmamız durumu. Varoluşumuzun zayıflığı olarak biri bizi övse veya küçümsese, bunun yalan olduğunu veya arkasındaki
Genele bakıldığında zaten söylediğimiz gibi, dünya kötülük içindedir; vahşiler birbirlerini yiyorlar ve evcilleşmişler birbirlerini dolandırıyorlar ve buna da dünyanın gidişi deniyor.
Çünkü aldanmışlar arasında doğru kavrayışlı bir adam, tüm saat kuleleri yanlış zamanı gösteren bir kentte kendi saati doğru bir adama benzer. Saatin gerçekte kaç olduğunu bir tek o bilmektedir ama bu onun ne işine yarar?