Schopenhauer'a giriş için ideal bir kitap. Kitap dört bölümden oluşuyor. Dili çok süslü değil, zaten yazmak üzerine bölümünde de belirtiyor bunu. İçerik olarak ağır değil ve etkileyici fikirler sunuyor. Yaşamak ve Düşünmek üzerine bölümleri en faydalı bulduğum yerler oldu.
YAŞAMAK ÜZERİNE: Mutluluğun iki temel düşmanı vardır: Istırap ve can sıkıntısı. Istırap, bir şeye ihtiyaç duymak ve onun yoksunluğuyla oluşur. Can sıkıntısı ise elinde ihtiyacın olandan fazlası sahipsen başına gelir. Schopenhauer'a göre mutlu ve akıllı bir adam zihnini iradesine değil, kendisine yani zihnine tahsis eden ve bütün ihtiyaçlarını kendi karşılayabilen, dışarıya en az ihtiyaç duyan adamdır. Kitapta şöyle bahseder: Dünya sefalet ve ıstırapla doludur ve eğer bir insan yakasını kurtarırsa, bilsin ki can sıkıntısı her köşe başında pusuda beklemektedir. Hatta daha da fazlası; genellikle galip gelen kötülüktür ve gürültü ve şamatayla sesini en fazla duyuran budalalıktır. Talih insafsız ve acımasızdır ve insanlık acınacak durumdadır. Mutluluğun kaynağı içseldir. Bu yüzden dış dünyada ne kadar boş şey varsa onunla ilgilenen, şehvet ve eğlence kovalayan insanların aslında içi bomboştur. Bu davranışlar insanı sefalete sürükler.
İnsanın içindeki güç dışsal etkilere karşı mücadele etmesi içindir. Fakat mücadelenin sona ermesi veya insanın onu kullanmayı bırakması ile bu güç, insanda bir yük haline gelir. Bununla insan boş işlerle ilgilenmeye başlar ve can sıkıntısı doğar. Buradan mutluluğumuz için zihnimizi aktif tutmamız ve bir mücadele içinde olmamız gerektiği çıkarımı yapılabilir. Bu mücadele dışarıya karşı değil insanın kendi zihni içindeki mücadeledir
OKUMAK ÜZERİNE: Sadece büyük eserler ve büyüklüğü kanıtlanmış eserler okunmalıdır. Çünkü insanların para için yazması kitapların niteliğini
Bütün budalaların başına gelen en büyük bela fikirlerle ilgilenmemeleridir ve can sıkıntısından kurtulmak için sürekli olarak gerçekliklere ihtiyaç duymalarıdır. Fakat gerçeklikler ya tatmin edicilikten uzak ya da tehlikelerle doludur; üstelik ilginç olmaktan çıktıklarında yorucu hale gelirler. Fakat düşünce dünyası sınırsız, zararsız ve sakindir
Dünya sefalet ve ıstırapla doludur ve eğer bir insan yakasını kurtarırsa, bilsin ki can sıkıntısı her köşe başında pusuda beklemektedir. Hatta daha da fazlası; genellikle galip gelen kötülüktür ve gürültü ve şamatayla sesini en fazla duyuran budalalıktır. Talih insafsız ve acımasızdır ve insanlık acınacak durumdadır.
Bir insanın bir başkası için ifade edebileceği şey öyle çok büyük değildir: neticede herkes yalnız kalır ve önemli olan şey yalnız kalanın kim olduğudur.