.
"Sessizlik, sonu gelmez bir kuyu gibiydi."
"...korkunun içinden de güç doğar. "
"Günaydınnn bizim sokaktan" demek istiyorum. Çünkü içimde öyle bir his :)
@basakkiziltan kaleminden #yarasısaklı uzun zamandır hiç bu kadar samimi bir kitap okumamıştım dedirten satırlarla dolu
Yoksa o 463 sayfa bir çırpıda bitirmezdi bu bünye ...
Gözü kara Savcı Leyal ile onu korumakla görevli olan üsteğmen Devran'ın iş icabı başlayan birlikteliği tutkuyu, sevgiyi, aşkı ve ailenin önemini anlatırken sanki bizim lojmanlarda şahit olduğum hikayelerden birini okuyormuş gibi hissettirdi.
Adalet duygusunu muhafaza isteği ile görev bilinci ve disiplinin bir araya gelişi bir aşkı nasıl şekillendirir sorusunun yanıtı da bu kitapta gizli.
Yan karakter de kitabı sahici kılan en önemli özellikler bence kitapta. Diyaloglar çok akıcı, sade ve gerçekçi.
Sevgili Başak her zamanki gibi müthiş gözlem yeteneği ile anlatıyor meramını...
Çoğu zaman gülümseten ve yer yer de endişelendiren satırları orduevi bahçesinde okudum ben de :)
Sımsıcak ve içten bir şeyler okumak isterseniz aklınızda olsun...
Leyal'e bir albay eşi tavsiyesi: Daha bunlar ne ki? Biz neler gördük geçirdik :)
Canım Atam kızların yazıyor ve okuyor
Yarası SaklıBaşak Kızıltan · Parola Yayınları · 202556 okunma
Ağlayarak kapattım kitabın kapağını. Canım Atam Türk Milletinin başına gelebilecek en güzel şey varlığın
Tanışma hikayelerinden Cumhuriyet kuruluşuna giden zaman içinde tüm yaşananlara eşlik eden bir dostluk; bir hayali gerçek kılan iki yürekli insan: Salih Bozok ve Mustafa Kemal Atatürk.
Farklı ülkelerin egemenliği altındayken Snellman sayesinde özgürlüklerine yeniden kavuşan ve yepyeni bir ülke olan Finlandiya'nın hikâyesi. Yanıp kül olup yeniden doğusun hikayesi gerçekten. Öyle bir doğuş öyle bir değişim ki bugün hala Dünya'nın en mutlu, refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri. Snellman'ın zekası ve çabasıyla gerçekleşiyor bu doğuş. Tıpkı kendisinin de dediği gibi küçük küçük ışıklar yakıyor her alanda ve bu ışıkları çoğaltmak ve söndürmemek için mücadele veriyor. Eğitimle ve bilimle aydınlanmanın en güzel örneğini gösteriyorlar tüm dünyaya.
Okuyan herkes Snellman'a eminim ki hayran olmuştur. Ve sürekli kendi ülkemizle kıyaslar yapmıştır. Evet bende hayran oldum doğru ama ben en çok kendi Snellman'ımıza hayran oldum bir kez daha gurur duydum. Kim bizim Snelman'ımız: Tabi ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Zamaninda bu kitabı okuyup etkilenmiş ve herkese okumasını tavsiye etmiş. Hatta okullarda ders kitabı olarak okutulmasını istemiş. Benim canim Atam da büyük bir mücadele vermiş. Ülkemizi bilimle, eğitimle aydınlatmak için çabalamış. Kitapta okuyup etkilendiğimiz taktir ettiğimiz bir çok şey bizim ülkemizde de yapılmış fakat gel gör ki devamı gelmemiş gelememiş. Bugün bir Finlandiya'da biz olabilirdik demeden edemeyeceğim.
Bu ülkeye bir daha Mustafa Kemal Atatürk gelmeyecek. Kimse onunla kıyas dahi edilemez ama kitabı okurken Mustafa Güzelgöz'ü(Eşekli Kütüphaneci) de sık sık anımsadım. Bunu da eklemek istiyorum.
Son bir konuya daha değinmek istiyorum. Ben bu kitapla 2 yıl önce karşılaştım. 36 yaşıma kadar bu kitabı ne duydum ne gördüm ne de biri tavsiye etti. O kadar üzüldüm ki. Atamızın tavsiye ettiği bir kitaba neden sahip çıkamadık neden okumadik neden okutmadik. Burada en çok ögretmenlerime kırıldım. O kadar eğitim hayatımda bir tane
Bu kitabı birlikte yorumlaya bilir miyiz?
——Sürekli tekrara düşen yazara sormak isterim. Kafamda bir sürü soru işareti ile bitirdim kitabımı. Evet Canım Atam ne çocukluğunu ne gençliğini yaşamış . Ömrü cephede geçmiş. Baba olamamış.
Peki yazdıkları kurgu olduğu halde yazmasaydı daha iyi mi olurdu diye defalarca düşündüm.
Kadınlar için, bazılarıyla gönül eğlendirdim.
Afet ile evliliği üniversite ve 3 dil bildiği için. Güya Fransızca’yı onun tercüme etmesi vs vs
Atatürk’ün Fransızca’yı çok iyi bildiğini, kadınlara seçme seçilme hakkını verdiğini herkesi bırakın dünya biliyor.
Annesinin hafız olmasını istediği Mustafa’nın o sarıklılardan biri mi olacaktım derken? Hafız olmayı istememiş, ama Kuran-ı Kerim mealini Türkçe’ye çevirtti. Bir devri başlatırken her şeyi düşünerek ilerlemiş.. Siz kendi fikirlerinizi bu kadar üslupsuz yazmışsınız. Ve daha bir çok şeyi lütfen aşağıya yorumlarınızı ekleyin.
Sizi pohpohlamayacağım acil yazılmış kitaplardan ikincisi.
Yazık bu ülkenin kurtuluşunu kendi canı pahasına kendinden vazgeçen Atam’a bu kitabı keşke hiç yazıp tarihe geçmeseydiniz…