Osmanlı'nın Anadolu köylüsünü ne derece bir başına bıraktığını, yaralı bir hayvan gibi görüp, bir köşede ölüme terk ettiğini anladığınız ve bunu size iliklerinize kadar hissettiren bir eser. O dönemde, İstanbul ile Anadolu arasındaki uçurumun bu denli derin olduğunu ben de bilmiyordum, öğrendim. Yakup Kadri Karaosmanoğlu mükemmel bir dille ve harika bir kalem ustalığıyla bunu size aksettiriyor. Kitapta da belirttiği gibi, Anadolu köylüsünün bu gamsızlığı ve cehaletinin ana suçlusu onlar değil; İstanbul'un aydınları ve İstanbul devleti. Terk edilen ne yapabilir ki, ancak cehaleti kucaklayabilir. Onlara dışarıdan ilişen herkes de onlar için ancak Yaban olabilir.