Güne gülümseyen papatyalar eşliğinde uyandım bu sabah.
Yapraklarında nisan yağmurlarını taşıyan çiçeklerde gördüm göreceğimi.
Çam kokulu, güzide ve derin ormanlarda karanlığı aydınlatan, ay parçası yüzünün farkına vardım.
Dilim tutuldu; lâl oldum, konuşamadım.
Ağaçlara seslenen rüzgarın omuzlarında taşıdığı kokun çalındı genzime.
Adını sayıklayan kuşlara ev sahipliği yapan çam ağaçlarını okşuyordu rüzgar.
Masumane bir gülümseme, umulmadık bir neşe doldurdu benliğimi.
Baktıkça güzelliğine doymak ne haddime.
Ve inciler utandı seni görünce.
Çiçekler kokuna hasret, boyun büktüler güneşlerine.
Can Azmaz