Can

Can
@canmrx
Boş beleş bir şeyler okuyup yazıyorum
Karalamalarla dolu bir defter
Bana kendini anlatıyorsun, sanki bir insan değil de yıkılmış bir devletin son nüfus sayımısın. Bir gün köylüsün, toprağa secde eden ellerin var. Bir gün diktatör, kendi kalbine bile söz hakkı vermiyorsun. Sana güzel desem aynalara savaş açıyorsun. Çirkin desem bütün gece susuyorsun. Zeki olduğunu biliyorum. İnsan kendi canını bu kadar ustalıkla yakmayı aptallıkla başaramaz. Herkes aura peşinde koşarken sen yaralarının etrafında dolaşıyorsun. Sanki acı çekmek gizli bir asalet nişanıymış gibi. Omuzlarında taşıyorsun Yaşaman lazım. Bunu sana kaç kere söyledim bilmiyorum. Çünkü sen bazen yaşamamayı düşünürken bile hayatın ortasında duruyorsun. Bir bebek ağlaması duyunca dönüp bakıyorsun,sinirden yaşlı bir köylü görünce üzülüyorsun, kırık bir ağacı görünce susuyorsun. Ölmek isteyen dünyanın ayrıntılarını böyle sevmez. Kalp damarlarında dolaşan şey kan değil senin, itiraz. Bu yüzden yoruluyorsun. Bu yüzden kimseye benzemiyorsun. Seni dinleyen herkes başka bir anlam çıkarıyor. Farklı yorumumda seni, bir mezhep oluşuyor Bir kısmı deli diyor . Bir kısmı şair. Bir kısmı kayıp. Bir kısmı kurtulmuş. Ben hiçbirine inanmıyorum. Çünkü ben seni gecenin üçünde sebepsiz yere sessizleşen yüzünden tanıyorum. Dünyayı değiştirmek ister gibi konuşup bir kediyi incitmekten korkan kalbinden. Ve sana bakınca bazen garip bir şey düşünüyorum İnsanların güç dediği şey belki de yalnızca kırılmaya devam edip taşlaşmamaktır diyorum sana Act
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Şiirsel
Yeryüzü, sırtındaki kamburu bir parça daha karartıyor, Göğün lacivert yırtıklarından sızıyor o eski hınç. Kimseler görmüyor ufkun arkasında can çekişen güneşi, Kimseler bilmiyor, bu kızıllık bir şafak müjdesi değil, Bize emanet edilen o ağır, o dilsiz utancın rengidir bu. ​Bir elektrik direği, yalnız ve amansız bir şahit gibi dikilmiş, Karanlığın ortasında, insan yapısı bir yalnızlığı haykırıyor. Biz ki, kelimelerin namusunu meydanlarda unutanlar, Biz ki, toprağın sesini betonlar altında susturanlar, Şimdi bu zifiri karanlığın koynunda hangi teselliyi arayacağız? ​Bak, bulutlar birer suç ortaklığı gibi ağırlaşıyor üstümüzde, Ne bir rüzgar temizleyebilir bu birikmiş kederi, ne de bir yağmur. Çünkü insan, kendi kalbini kararttığı gün kaybetti bu harbi, Ve şimdi o daracık, o kan kırmızı çizgiye sıkışıp kaldı umut: Ya bütünüyle karanlığa teslim olmak, ya da kızıl bir kor gibi yanarak ölmek. ​Burası dünya; gölgenin gölgeyle çarpıştığı o tekinsiz pazar. Fakat içimizde hala duruyorsa o ihtilalci sızı, Ve gözlerimiz hala seçebiliyorsa karanlığın içindeki o son isyan rengini, Demek ki henüz her şey bitmiş sayılmaz. Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, İnsan, kendi yangınını taşımalıdır cebinde
Şiir
Şiirsel
Şimdi sen şiir gibisin yazmaya ne gerek var Seni görüp de başka ilah arayana ne demeli Hangi tanrının arkasına saklanmalı mısralar senden bahsederken Kimlerin kalemi sana secde etmeli Susmalı şimdi bütün ibrahimler ve ademler Cennetteki hurilerden bize ne hangi vaat avutur insanı yüzünü görmüşken Cennetin bütün vaatleri yüzüne değmiyor bile Her kayıt defterinde adımız var numaralandırılmış Her evrakta bir noktayız Ve her nazarda bir manzara
Şiir
Kalehöyük
Eskiyi aydınlatabilirsek geleceği görebiliriz Kalehoyuk te aydınlanmayı bekleyen yerlerden müzesinde ki eserleriyle doğasıyla muazzam bir yer geçmişe ışık tutuyor .
18 Mart
Görselin merkezindeki Cevat Paşa, 18 Mart günü Boğaz tabyalarını ve mayın hatlarını bizzat yöneterek "İstanbul’u kurtaran adam" unvanını alırken, yanındaki Esat Paşa ve Vehib Paşa kardeşler kara savunmasının stratejik kaleleri olan Arıburnu ve Seddülbahir hatlarını tahkim etmişlerdir. Grubun liderliğini yapan General Liman von Sanders, Alman askeri disiplini ile Türk ordusunun direnişini birleştiren 5. Ordu'nun kurucusu ve komutanıdır.Deniz Yarbayı Rauf Bey, donanma ve sahil bataryaları arasındaki o kritik teknik koordinasyonu sağlarken; arka planda duran Kâzım Bey, tüm bu devasa harekatın lojistik ve operasyonel planlarını kağıda döken kurmay zekâdır. Sağlık hizmetlerinin başındaki Dr. Süleyman Numan Paşa ise cephenin gerisinde binlerce yaralının hayatını kurtaracak olan sıhhiye organizasyonunu kurarak bu zaferin insani bedelini yönetmiştir.