Emine Can

Emine Can
@cannemineee
Öğretmen
Trabzon
22 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
“Ayak bastığımdan beri benimdir bu yeryüzü Kabil sokaklarında yalın ayak gezen Peçesi Adem ırkına meydan okuyan kız benim…”
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
SESSİZ VEDA Vedalar vardır, bakışlarında en onmaz uçurumlar gizlidir Kuş uçmaz kervan geçmez yollar geçer Kambur ruhunu parça parça ezen bir yalnızlık dehlizi Vedalar kırık aynalara resmini çizerde gider Üşüşür derin bir sızı zihin boşluğundan ten rıhtımına Rayları gerilmiş bir ömür ekim yağmurlarını toplarda gelir Aklımıza gelir o sessiz, ılık ,mavisi yitik hatıra Vedalar sızılı öpüşlerin dönülmez akşamında gelir Aklım çorak bir ülkenin sefil kasabası Ayrılık tepelerinden yükselmiş halesi sırıtkan bir ay Sallandırır mor yapraklı yoncaları üşümüş yakamoz sesi Yükselir gözümde yazgısı hicran, asırlık bilenmiş şahit kayalar Ne güzeldir saatlerce oturup su kuşlarını izlemek Denizin kayalıklarla izdivacını buluşturması Turkuaz bir elbise giymiş ipekten geceler Kızıl bir şehveti ufukta doğurur gibi Buğulu bir nefes ve gözlerle seyre daldığımız gökyüzü Ellerimde avuç avuç özgürlük Bütün sözlerin bittiği bir dinginlik yürüyüşü Rıhtımı ağır ağır deler de geçer #kalemimden
Edebiyat
….Ayak bastığımdan beri benimdir bu yeryüzü Kabil sokaklarında yalın ayak gezen peçesi adem ırkına meydan okuyan kız benim Kurşunlanmış bütün mabetler benimdir Yaşanmamış tüm sevdalar,okunmamış tüm şiirler benim Burçlara henüz doğmamış güneş benim Yeryüzüne dualar eşliğinde inmemiş rahmet yağmurları benim Bağrına aşk ateşi düşmemiş körpe bir kızın cansız bedeni benim Saçına aklar düşen bir deli ozanın sazında çaldığı son türkü benim Dili lal olmuş sevdası gönül gözünde yitip giden tüm aşıklar benim Azgın sularında derin kabirler oyan tüm ırmaklar benim Ve de şahit olan heybetli köprü duvarları Efsunlu bir ölüm nefesinin son üfleyişi Kısık bir ah çekip tüm yaratılanları geride bırakan azap çekmiş ruh benim Yılgın bir süvarinin kasvetli gözlerinde Yarım asırdır kazanılamayan savaşlar benim Bir mahkumun boynundaki ilmek yarası Düşünde uyuttuğu kadın hayali benim Sarı saçlarından salıncak yaptığı özgürlüğe salındığı düş benim Kaf dağlarının eteklerinden gelen ,Sura üflenmiş kopmayan kıyamet benim Bir Mardin Süryanisinin dilinde okunmuş kadim efsane benim Toprak,hava,su İbrahim’i yakmayan ateş benim İlk cana kıyım ilk dökülen kan ilk haykırış ilk Kabil tanrının verdiği ilk yanlış karar benim Bir rüzgarın tutuşturduğu saman alevi Yeryüzünü saran yangın benim Yeryüzü de benim yanan da benim…..
Şiir
Saraylar saltanatlar çöker kan susar birgün zulüm biter. menekşelerde açılır üstümüzde leylaklarda güler. bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler... Şiirler doğacak kıvamda yine duygular yeniden yağacak kıvamda. ve yürek, imgelerin en ulaşılmaz doruğunda. ey herşey bitti diyenler korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler. ne kırlarda direnen çiçekler ne kentlerde devleşen öfkeler henüz elveda demediler. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
Şiir
SUÇ VE CEZA ROMANI ÜZERİNE Farklı bir düşünceyle uyanmak bütün aynı düşüncelerin katili olabilir.Her gün aynada baktığımız yüzün bir gün bizim olmadığına inanacak kadar korkunç olması ve buna tepkisiz kalmak kadar hissizleşmek.Söylesene Rodya insanı bu duruma ne iter? Sen de o izbe pansiyonda kendinden geçmiş bir şekilde bilinçsizce yatarken bunları mı düşünüyordun.İnsani ihtiyaçların dışında yataktan kalkacak gücü bulduğunda yine o düşüncelerle savaşmaktan kendini alamayışın ne kadar da büyük bir yüktü. Vicdanın körebe oynarken ışıltısı sönmüş gözlerinin kentin sefilliğine tanık oluşunu biz de seninle beraber seyrettik. Çektiğin buhranın hamurunda beraber yoğrulduk.Çünkü hepimiz biraz sen gibiydik.Taktığımız onlarca maske kirlenmişti ve artık gizleyeceğimiz bir yüzümüz kalmamıştı.Hayatın Tefeci Kadın’larla dolu olduğunu düşünürsek hepimiz kafamızda bir anlığına da olsa cinayet işliyoruz.Baltayı kendimize saplamaktan kesilmemiş uzvumuz, yitirilmemiş duygumuz kalmamıştı .Yaşadığımızı zanediyorduk oysa yaşam, bir çürümeden ibaretti. Biliyor musun Rodya seninle karşılaşmak yaptığım onca lüzumsuz tanışmayı bir anlığına silip attı.Meğer ne kadar gerçek bir yaşantıymışsın. K.köprüsünde düşünce sularını izlerken yanında beliren bir silulettim,sen görmedin.Bilinç dışı hayallere dalarken sık sık seni yoklayan Nastasyaydım hissetmedin.Ah! Rodya belki biraz gülünç bulacaksın ama bir anlığına seni sevdim.Yemin ederim ki sevdim.Bildiğim bir şey varsa insanı sadece sevgi iyileştirir.Bir anlığına beni görebilseydin sana bunu söylemek isterdim. Şu kıta üzerinde çağlar boyunca ne kadar insan yaşadıysa karanlık yönlerini anlamlandırmadan veda ettiler yaşımına.Bunun için bu insanları suçlamamız doğru olur mu? Ya da seni Rodya?Yaşam bunun üzerine kurulmuş bir döngü değil
Edebiyat