Can Tutgaç

Can Tutgaç
@canttgc
‘en akıllı kişi neyi bilmediğini bilendir..
Kim demiş Avrupa insanı medeni ? Ne edep var ne hayâ çırılçıplak bedeni ! Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni; Desenize hayvanlar bizden daha medeni ! Mehmet Âkif ERSOY
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Eriyor içimdeki mutluluk, günler ümitsiz geçtikçe. Ruhum; bedenime emanet bir sır gibi saklanıyor içimde. Denizler taşıyor gözlerimde, eskiler geldikçe aklıma. Aynı anıları yaşamak kadar güzel değil artık dünya. Lekelenmiş hayat.. kirli ellerin her dokunuşunda. Akar gider zaman, kim bilir bize neler kazandıran. Vefasız, güvensiz oldu insan, aldandı nice acizliklere. Cezbeden hiçbir şey kalmadı beni, kayboldum sahteliklerde. Issız, apansız karanlıklarda, yalnızlığımı buldum kendimde.
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel Zalim kaderin yumruklarına, oklarına Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü. Çünkü, o ölüm uykularında Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan. Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine Sevgisinin kepaze edilmesine Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Bilmediğimiz belalara atılmaktansa Çektiklerine razı etmese insanları? Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
İkimiz saklanıyoruz Koşuyoruz uzakça birbirimizden İlkbahar bizi soruyor Oysa biz hiç çıkamadık Sonbahardan Katlanıyoruz da zaman zaman soğuklara Gülüşlerimizdeki sıcaklığın varlığında Sen bana kahve yapıyorsun Ben bir kırk yıl daha ekliyorum seni sevmeye Ay ışığı vuruyor suratına pencereden Yüzünün yarısı ağlıyor karanlıkta Diğer yarısında ben gülüyorum Seni tamamlıyorum M. Can TUTGAÇ
Şiir
Gözlerim dalıyor uçurumun kenarında Hayallerim düşüyorlar göz yaşlarımda Ufkumda bir mutlu çocuğun resmi var Yakınlaştıkça kayboluyor korkularımda Yağmurlu havaların acılarımızıdır kasveti İçimizde dökülen yapraklarıdır hasreti Güz günlerinde şimşekler çarpar yüreğime Başıma vuruyor yalancı güneşin sirayeti Çekilecek gibi değil bu zalim dünyanın nazı Huzur verecek bir yanı yoktu ne kışı ne yazı Bizlere beyaz bir kumaş dikiyordu Azrail Her telden çalıyordu susmak bilmeyen sazı Ay ışığında doluyor kadehimde yaşadıklarım Siyahın en acımasız tonudur karanlıklarım Geceleri severim ya da ne bileyim severdim Yalnızlığımla bitmeyen baş başa kalışlarım Nedense işitemiyorum kimseden kelam-ı kibar Umutlarım elimden tutmuş gidiyor tarumar Peşimi bırakmıyor sürekli ensemde keduret Dünya fani kalsın bedenim kaybetmesin itibar M. Can TUTGAÇ
Şiir