Cicero’nun söylediğine göre “hiçbir şey bundan daha kirli, bozuk, sapkın ya da rahatsız edici olamazdı.” Spartaküs’ün yaptığı, köleler için gladyatör oyunu sergilemekti. Bu genellikle Roma’nın özgür vatandaşlar için yaptığı gösteriydi. Spartaküs, rolleri değiştirerek, daha acı bir değişikliğe imza attı: Köleleri izleyici, Romalıları gladyatör yaptı.
Spartaküs’ün girişiminin merkezinde bir paradoks yatar. Adamları zincirlerini atmıştı ve yeni zincirler takmak istemiyordu. Onlar, bağımsızlığa alışmış sığırtmaçlar, yeni elde ettikleri özgürlüklerinden sarhoş olan çiftlik işçileri ve birbirlerini öldürmek üzere talim yapan gladyatörlerdi. Zar zor konuştukları ortak dilleri Latince de düşmanlarının diliydi. Spartaküs’ün emirlerine boyun eğip eğmeyeceklerini kimse bilmiyordu. Ordusunu özgürlük oluşturmuştu ve onu yıkacak şey yine özgürlüktü.
Belki de isyancılardan biri belki de Spartaküs’ün kendisi bir antik yazarın aktardığı şu cesurca açıklamalarda bulunmuştur: “Eğer bize karşı güç kullanacak olurlarsa, açlıktan ölmektense, demirle ölmek çok daha iyidir.”