Kendi mutlaklarımızın ötesini asla göremiyoruz ve daha ciddisi, buluşmaktan, karşılaşmaktan vazgeçtik. Bu daimi aynalarda kendimizi tanımadan yalnızca kendimizle karşılaşıyoruz. Eğer kendimizi fark edersek, başkasında yalnız kendimize baktığımızın, çölde tek başımıza olduğumuzun bilincine varırsak, deliririz.
“Biliyorsunuz, bütün mutlu aileler birbirine benzer,” diye mırıldanıyorum işin içinden sıyrılmak için, “söyleyecek bir şey yok.”
Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır,” diyor Mösyö Bilmem Ne.
Çünkü asıl kötüler herkesten nefret ederler bu kesin ama özellikle de kendilerinden nefret ederler. Birisi kendinden nefret ettiğinde bunu hissetmez misiniz siz? Bu onu yaşarken öldürür; kendi olmanın bulantısını hissetmemek için kötü duygularını olduğu kadar iyi duygularını da uyuşturur.