Atatürk’e ve vatanıma borcum var diyerek Paris Gözlemevi’nde kalmayı reddeden Türkiye’nin ilk bilim kadınlarından Nüzhet Gökdoğan’ın ve Remziye Hisar’ın izinden.
“Yani birisiyle mutlu bir şekilde iletişim kurmanın, içimizde oluşan soruları doğru bir şekilde aktarabilmenin ve karşımızdakinin bizi doğru bir şekilde anlamasının verdiği mutluluktan söz ediyorum.”
“Evdeki yaşamımın da eski günlere döndüğünü söyleyebilirim. Yalnız bazı geceler evimize daha önce pek misafirliğe gelmeyen teyzeler geliyor ve benden kan şekerlerini ölçmemi istiyorlardı. Bunu seve seve yapıyordum ama bir süre sonra Sosyal Güvenlik Kurumu’nun verdiği ayda 150 adet kan şekeri ölçüm çubuğunun yetmeyebileceğini düşünerek biraz kendimi geri çektim.”
“Bugün diyabet olduktan sonraki ilk yüzleşmelerimden birisini yaşadım ve siz
beni diyabetli olduğum için dersinize almadınız. Sizi tanıdığım ve insancıl kişiliğinizi bildiğim için böyle davranmanızın diyabeti, özellikle de diyabetlilerin spor yaşamları konusunu bilmemeye bağlı olduğunu düşündüm. Zaten beni birçok kişinin çocuklarda diyabet konusunda bilgi eksikliği olduğu ve bu nedenle de diyabetlilerin yaşamlarını zorlaştıran tutumlarla karşılaşabileceğimiz konusunda uyarmışlardı.”
“Bir kez daha sevinç ve hüznün yan yana olduğunu, belki de yaşamın tadının bundan kaynaklandığını düşündüm. Burada gördüğüm iyiliklerimi kalbimde saklamaya ve iyi insan olma yolunda ilerlemeye karar verdim.”