Ben yalnız ve yalnız onu, böylesine içten, böylesine derinden severken, ondan başka birini ne tanıyor, ne biliyorken, ne de başka birine sahipken, nasıl olup da bir başkası onu sevebiliyor, sevmeye yelteniyor, havsalam bazen bunu bir türlü almıyor
Boşuna uzatıyorum kollarımı ona, sabahları, ağır rüyalardan ağarırken, beyhude arıyorum onu geceleri yatağımda, mutlu safiyane bir düş beni aldatınca, çayırda onun yanında oturup, binlerce öpücükle onu örtüyormuşumca. Ah, uyku sersemi sendeleyerek el yordamıyla ona yürüyüp, kendime gelince basınç altındaki kalbimden gözyaşı selleri akıyor ve karanlık bir geleceğe bakarak umarsız ağlıyorum.