Önüne gelenin kitap yazdığı, yazarlığın değerini yitirmeye başladığı, edebiyatın tanım olarak olumsuza doğru gittiği şu dönemde böyle bir eser ile karşılaşmak benim içimdeki umudu yeşertti. Anlatım, kurgulama, özgünlük yönlerinden incelediğimde tam bir edebi eser buldum karşımda. Anlatımı bana sade ve akıcı geldi ki kitap ne zaman bitti anlamadım. Kurgu deseniz hayal gücünün en uç noktasını da görüyorsunuz, hayatın acı gerçeğini de buluyorsunuz. Betimleme konusunda ders niteliğinde örnekler mevcut. Hem olayı anlatıp hem de olay içerisinden okuyucuya ders vermek de eseri ayrı kılıyor. Okuyucusu ile bütünleşip ona olabildiğince öğüt vermeyi amaçlamış yazar. Bunu da tam anlamıyla yapabilmiş bence. Özgünlük derecesi oldukça fazla. Kendine has dili ve anlatımı var. Esinlenme olsa bile kendinden bir şeyler katarak zenginleştirmiş. Öykü konularına ayrıca değinmek gerekir. Savaşın görünmez yüzünü, savaşın insana psikolojik etkisini hissettiriyor. Tarihin önde gelen şahsiyetlerin yaşamına ve tarihi olayların içine götürüyor. Tarih bilincinin aşılanması konusunda çok önemli olay ve şahıslara yer vermiş. Bunun yanında çok daha çeşitli konular mevcut. Yoksulluk, yalnızlık gibi hayatın içinden örnekler ve yaşanmışlıklar var. Konu bakımından zengin bir eser. Resmen bir konu gökkuşağı denilebilir. Bu güzel insana başarılar diliyorum. Her eserini ilk eseriymiş gibi bekliyorum.