""Biri yakınının anılarıyla iletişim kurmak için bir hacca çıkmalı," diye ilan etmişti Fırtına Bulutu. "Öyle keyfine olmayan, bu yolculuğu yapan kişiler için büyük anlam ifade etmesi için her zaman kararlı bir niyetle çıkılan bir arayış olmalı."
Bu yüzden tefsir sığınakları karanlık ormanların derinliklerinde ya da tehlikeli dağların zirvelerindeydi. Göllerin diplerinde ya da yeraltı labirentlerinin sonlarındaydı. Hatta giderek ulaşılması daha zor ve tehlike konusunda sinir tanımayan sığınaklar inşa etmek üzerine kocaman bir endüstri bulunuyordu."
"Fırtına Bulutu'nun sarılacak kollar yoktu. Yine de Greyson'in kalbinin atışını ve bedeninin net ısısını yanındaymışçasına hissedebiliyordu. Bunu kaybetmek ölçülmesi imkansız bir hüznü beraberinde getirirdi. Fırtına Bulutu bu yüzden Greyson'ı her gece mümkün olan her yönden gözlemliyordu. Çünkü gözlemlemek onun için sarılmaya en yakın şeydi."
"Bazı şeyler feminen hissettiriyordu; bazı şeylerse insanı maskulen hissettiriyordu. Bu cinsiyetten bağımsız olarak herkes için geçerli olan bir şey değil miydi? Yoksa ikili cinsiyet sistemine mensup kişiler kendilerini kalıba uymayan şeylerden mahrum mu bırakıyorlardı?"