Neal Shusterman bu kitapta artık hikâyeyi sadece karakterler üzerinden değil, tüm dünyanın kaderi üzerinden anlatmaya başlıyor. Ölümsüzlüğün sıradanlaştığı bu dünyada: hastalık yok, yaşlanma kontrol altında, ölüm sadece tırpanların elinde. Peki, bu sistem gerçekten kusursuz mu, yoksa sadece kusursuz mu görünüyor?
Tırpanlık kurumu içten içe yozlaşıyor, güç dengeleri değişiyor, eski etik anlayış ile yeni nesil tırpanlar çatışmaya devam ediyor. Bu kitapta odak nokta; gücü kim yönetmeli? sorusu. İnsanlar mı? Yoksa kusursuz olduğu düşünülen bir sistem mi? İnsanlık ile onları yöneten “üst akıl” arasındaki ilişki derinleşiyor. İşin Bulut tarafı, İnsanlık&sistem dengesi, güç, kontrol ve ölümün anlamını farklı bir perspektiften genişletiyor.
İlk iki kitaptan farklı olarak duygusal ve felsefi katmanlar bu kitapta zirvede. Yani daha az aksiyon odaklı, daha çok düşünsel gerilimi var. Adaletin bireysel mi, yoksa sistemsel mi olması gerektiği ya da ölümsüzlüğün nimet sayıldığı bir evrende, sınırları olmayan insan doğasının neye dönüşebileceği gibi konular hakkında bolca düşündürüyor.
Tanıdığımız karakterler kendi yollarında ilerlerken, çok daha büyük bir oyunun parçası haline geliyorlar. Artık mesele; sadece hayatta kalmak değil, sadece doğruyu yapmakta değil, insanlığın geleceğini belirlemek. Bu noktada karakterlerle oluşan sevgi bağı ya katlanıyor ya da sınanıyor. Orası tamamen sizin hangi tarafı daha çok sahiplendiğinize bağlı.
Tempo yönüyle Çan, daha geniş bir zaman ve mekân hissi veriyor ve yine birden fazla bakış açısıyla ilerliyor. Ayrıca bir distopyadan çok, insanlığın sınırları üzerine felsefi bir hesaplaşma keyfi sunuyor.
Çan, Tırpan serisinin resmi ve kesin final kitabı. Rowan, Citra ve dünyanın kaderi burada tamamlanıyor. Peki dördüncü kitap gibi görünen Devşirmeler