A Critical Review of Humankind
8/10
·456 syf.··
2026 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 14:41
Rutger Bregman’s book Humankind is one of the books that questions negative ideas about human nature and makes readers think. For many years, many people believed that humans are naturally selfish, bad, and only care about themselves. However, Bregman does not agree with this idea. According to him, human nature is not as dark as people think. Instead, people are more willing to help each other, understand others’ feelings, and do good things. In the book, the author supports these ideas with many examples from wars, psychology experiments, history, and biology. One of the best parts of the book is that it gives hope about humanity. Still, when I finished the book, I did not only feel admiration. On one side, I was happy to read it because it made me think differently. On the other side, some of the author’s ideas felt too optimistic to me. Because of this, the book was both interesting and questionable for me. One of the strongest parts of the book is that it makes people question ideas about human nature that many accept without thinking. Today, we often see violence, murder, wars, and fights on television, social media, and in the news. After some time, people start to believe that the world is full of bad people. At this point, Bregman asks an important question: If humans were really bad by nature, how could societies survive for so many years? A big part of human history was shaped by helping each other, working together, and surviving together. From this side, the writer’s ideas are important and meaningful. His ideas against the belief that humans are naturally wild are especially interesting. Today, when someone behaves badly, people sometimes say, “Did you grow up in a cave?” However, Bregman says that hunter-gatherer societies were not as violent as many
Çoğu İnsan İyidirRutger Bregman · Mundi Yayınları · 2024405 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 35. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 01:45
Can'ın şiirlerine size ait bir günlüğü okurmuş gibi yaklaşırsanız, samimiyetine inanırsanız, onu diğer şairlerle karşılaştırmadan mahcup etmezseniz seveceksinizdir. Derdi olan Can da böylelikle mutlu olma şansını yakalayacak. Kitabını kütüphanemde bu işin ustalarından Nick Cave'in The Complete Lyrics'i ile Kurt Cobain'in şarkı sözleri arasına yerleştiriyorsam gerisi size kalmıştır. Küçük İskender Eylül 2013
Delirmek BelirmektirCan Bonomo · Holden Kitap · 2026582 okunma
Reklam
9/10
·336 syf.··
2026 13. kitabı
Tess ve Allie beraber Devil's Cave adlı bir mağaraya giderler. Allie uzun zamandır mağaracılık yapmaktadır ve en yakın arkadaşıyla da bu deneyimi yaşamak istemektedir. Fakat mağaraya girdiklerinde onları beklenmedik bir şey karşılar. Beraber eğlenmek için gittikleri bu mağara onları bambaşka bir yola sürükler. Kitabın konusunu daha fazla anlatırsam spoiler vereceğim için bu kadarını söylemenin yeterli olduğunu düşünüyorum. Kitabı gerçekten sevdim, okumaya başladığımda bir oturuşta bir kaç bölüm okudum ve neler olacağını merak etmekten kendimi alamadım. Karakterlerin kararları, birbirlerinden sakladıkları sırlar ve en önemlisi o mağara ortamı kitaba daha da bağlıyor. Mağara içinde dar alanlarda gitmeye, yönlerini bulmaya çalışmalarını kendim yaşamış kadar oldum. Bu nedenle bazı yerlerde oldukça gerildim. Çoğu gerilim kitabından farklı olarak mağarada geçmesi de hoşuma gitti. Umarım Türkçeye de çevrilir. Kesinlikle tavsiye ediyorum :)
Her Last BreathTaylor Adams · William Morrow · 20262 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 00:00
So refreshing to read a piece of literature that has shaped me into the person I am and also impacted my in every way possible.The dead poets have been a part of me for so long, and coming back to them connects me back to my roots again. I feel at home again, where the home is a cave. Dear Dead Poets, you will never not have a special place in my heart. I will always return to the place I belong, to the little cave where 7 young poets dreamt the wildest of dreams and became anything they wanted to be.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
7/10
·81 syf.··
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 09:02
"Un samedi au mois d’août, tu sors de chez toi en tenue de tennis accompagné de ta femme. Au milieu du jardin, tu lui fais remarquer que tu as oublié ta raquette à la maison.Tu retournes la chercher, mais au lieu de te diriger vers le placard de l’entrée où tu la ranges d’habitude, tu descends à la cave. Ta femme ne s’en aperçoit pas, elle est restée dehors, il fait beau, elle profite du soleil. Quelques instants plus tard, elle entend la décharge d’une arme à feu" ''Ağustos ayında bir cumartesi günü, üstünde tenis giysileri, yanında karın, evinden çıkıyorsun. bahçenin ortasına geldiğinizde, raketini evde unuttuğunu söylüyorsun ona. almaya gidiyorsun, ama girişteki, raketini genelde koyduğun dolaba yönelmek yerine, mahzene iniyorsun. karın bunun farkında değil, dışarıda bekliyor, hava güzel, güneşin tadını çıkarıyor. birkaç saniye sonra bir silah sesi duyuyor.'' Édouard Levé'nin İntihar adlı eserini hem Fransızca hem de Türkçe okudum. Her iki dilde de beni derinden yaraladı, bir insan acıyı iliklerine kadar hissettirebilecek böylesine bir metni nasıl yazabilir? Nasıl kitabını bitirdikten yalnızca 10 gün sonra intihar edebilir? Bir karakter yaşama bu kadar bağlı, bu kadar iyi, bu kadar mutlu görünürken nasıl bu kadar güzel maskeleyebilir gerçek hislerini? Keşke bu kitabı belleğimden silsem, tekrar okusam. Her bir kelimeyi, her bir paragrafı tekrar tekrar, sindire sindire yeniden deneyimlesem.
1000Kitap
İntiharÉdouard Levé · Sel Yayıncılık · 20214,165 okunma
Bir Dönemin Tanığı: Roll Dergisi (1998)
Puan vermedi·48 syf.··
2026 1. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 21:33
2026 yılı okumama, yaklaşık 28 sene önce basılmış bir dergiyle başladım. Her sene en azından birkaç sayı Roll dergisi okumaya çalışırım. Dergide bulunan bilgi ve röportajların birçoğunu doğrudan internet üzerinde bulmak imkânsız. Ayrıca dergi içindeki albüm ve müzik tavsiyeleri, köşelerde kalmış ve unutulmuş bazı parçaların yeniden keşfedilmesine yardımcı oluyor. Roll dergisi ne yazık ki yayın hayatına 2009 yılında son vermiştir. Yerine başka müzik dergilerinin gelmemesi üzücü. İnsanların dikkat sürelerinin azalması, günümüzün tüketim çılgınlığının her geçen gün katlanarak artması ve zevklerin solup yalnızca popüler olana ilginin artması gibi nedenler, belki de yeni bir müzik dergisi çıkarılmaması için yeterlidir. Yine de geçmiş yıllarda yayımlanmış sayılara ulaşıp onlardan bilgi edinmek insanı heyecanlandırıyor ve müziğe olan sevginize ayrı bir dinamik katıyor. İnternette bulamayacağınız, çevrenizde duyamayacağınız bilgileri size ulaştırıyor. Şubat–Mart 1998 tarihli bu özel sayıda; Nick Cave, The Beatles, John Lennon, Hardal, Bristol Sound, Erkan Oğur, Metallica, Jimmy Page, Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil, Müslüm Gürses, David Bowie, Pandora, Lou Reed, The Velvet Underground ve son olarak Nico isimlerine yer veriliyor. İçerdiği isimler ve sunduğu bilgilerle oldukça güçlü bir sayı. Bir sayfasında Jimmy Page’i okurken, diğer sayfasında Erkan Oğur’a denk geliyorsunuz. Bu sayı, yalnızca bir dönemin müzik hafızasını değil; aynı zamanda sabırla üretilmiş, özenle düşünülmüş bir yayıncılık anlayışını da hatırlatıyor. Roll dergisinin sayfalarını çevirdikçe, müziğin yalnızca tüketilen bir şey değil; üzerine durulan, okunan ve hissedilen bir dünya olduğunu bir kez daha fark ediyorsunuz.
Müzik
Roll Dergisi - Özel Sayı 2 (Şubat-Mart 1998)Roll Dergisi · Nefes Yayıncılık · 19981 okunma
Reklam
Reklam