Birsen Çay

Birsen Çay
@cay_birsen
Kur'an kursu öğreticisi/ Öğrenmeye muti daim çırak
Kafkas üniversitesi/İlahiyat, Hafızlığının daha ziyade kendisini muhafaza ettiği Hafize, Anadolu üniversitesi/Sosyoloji, İst. Aydın Üniversitesi/Aile Danışmanlığı
32 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·212 syf.··
2026 3. kitabı
Osmanlı'nın son devirlerinde, muvakkithaneler yerine meydanlara saat kuleleri dikilmiş ise de bu kulelerdeki saatler de muvakkitlerin ayarına muhtaç kalmışlardır. Sayfa: 186 Muvakkit: Vakit tayini ile uğraşan memur Bu alıntı: Yapay zekanın her geçen gün gösterdiği gelişim vesilesi ile yok olmaya maruz kalan meslekler listesi oluşuyor, oluşmaya devam ederek korku /kaygı alanı inşa ediliyor. Kâinatta her daim bir yaratım mevcuttur. Yapay zeka da bunun bir parçası. Yaratılanlar , tüm yaratılanlar içerisinde en şerefli addedilen insan için yaratılmıştır. Dünyanın memuriyeti insana verilmiştir. İnsan bu dünyaya ataması yapılmış kadrolu bir elemandır. Ve bu görevini yapabilmesi için gerekli materyaller kendisine verilmiştir. İnsan bu memuriyetini zıt kutuplarını "denge" ile cem ettiğinde eşya onun emrine amade olur. Eşyanın emrine "tabi olduğu" insanı ise, geçebilecek hiçbir teknoloji yoktur. Altın dengesi bulan insan, teknolojin amiridir. Her zaman ve her koşulda ona muhtaçtır. Eşyanın emrine "tabi olan" tamahkâr insan teknolojiyi inşa etse de kendisi de günün sonunda o çöküntünün altında can verecektir. İşini severek, en iyi haliyle yapanlara selam olsun!
Alıntı
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,7bin okunma
Reklam
Mini mini öykülere sığmış; şehirler, insanlar, duygular
Puan vermedi·79 syf.··
2025 10. kitabı
Kitaplığımda "Lütfen beni oku!" Edasıyla gözüme ilişiverdi. Başka yarım bıraktığım kitaplar vardı, onlar tamamlanacaktı, kritiği yapılacaktı. "Çayım bitene kadar vaktin var !" Dedim. Kitap bitti, çay bitmedi. :) Öyle bir akış fakat dopdolu. Yazarın ilk okuduğum eseri. Aklım diğerlerinde. Kısa öyküler içine insan ruhunu, duygusunu, yaşanan coğrafyanın; kültürünü, iklimini, insanını sığdırması ve ve ve nesneleri , suretleri tasvir şekli kendime ödev oluşturdu. "Bir çocuk zihni ile nesneleri ve suretleri tarif etmek üzerine çalış Birsen!" Bir göz kırptı, ağına takıldık, kapattık kapağını, kaldı bize "çocuk zihnine indirgemeci öykücülük". Bu derde düşürdüğü için yazara müteşekkirim. :) Eserinde yer verdiği Abdülhak Hamid Tarhan'ı tanımış, eserlerine bakmış okuyacaklar listesine alarak; "iyi kitap sizi diğer iyi kitaplara götürür" tezini pratize etmiş oldum. :) Okuduğu kitabı çizen, karalayan, boş bulduğu yerlere yorum ya da sözlük anlamı ile dolduran biri olarak esere çok bir dahlim olmadı. :) Fakat bu onu kıymetsiz yapmayacaktır çünkü Lübnan, Halep, Beyrut sokaklarında farklı bir kültüre kapı açıyor bize. Bu da seyir zevki veriyor. Eskici ve Köpek öyküleri gözlerimi doldurdu okurken. "Pamuk ipliğine bağlı" deyimini Çıban öyküsü üzerinden işlerken, "Yazar bu deyim üzerinden mi hareket etti ya da bu deyimin çıkışında katkısı var mı, farkında olmadan bir deyimin sebebi iradını anlatmış mı oldu?" diye gülme eşliğinde geldi sorular. :) El yakmayan, ışığı tükenmeyen, kibrit istemeyen nesnenin ne olduğunu bulmak için öykünün adını dikkatinden kaçıran yanımı kınıyorum. Bulamamak bile üzmedi bu kadar:) Fakat burada "bilemediğin bir nesneyi onu hiç görmeyen biri olarak nasıl tarif edersin?" sorusunun cevabını almış oldum. Hoşuma giden tasvirlerini buraya başta kendim için
Edebiyat
Gurbet HikayeleriRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20231,413 okunma