c.canik

28.Bölüm
- Hayır, ömrümüz bitmedi, dedi. Bitmedi. Al sana kadınların bildiği bir şey daha. Şuna dikkat ettim: insan sıçramalarla yaşıyor... Çocuklar doğuyor, insanlar ölüyor, bunlar sıçramalar... İnsan bir çiftlik alıyor, kaybediyor, bunlar da sıçrama. Kadınların hepsi bir nehir gibi bir tek akış, küçük anaforları var. Ama nehir yine nehir ve akmakta. Kadınlar hayata böyle bakıyor işte. Biz ölmeyeceğiz. Halk yaşayacaktır. Belki biraz değişecek ama yine halk halktır ve yaşamakta devam edecektir.
Sayfa 640 - Remzi Kitabevi - Ana·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
28.Bölüm
Bir ara kendi ruhunu bulmak için çöle gittiğini, sonunda kendisine ait bir ruh bulunmadığını öğrendiğini söylemişti. Büyük bir ruhun, küçük bir parçası olduğunu söylemişti. Bir çölün acı bir şey olmadığını, çünkü bir ruhun diğer ruhlarla birleşmedikçe, bir olmadıkça hiç faydası olmayacağını söylemişti.
Sayfa 632 - Remzi Kitabevi - Tom·Kitabı okudu
Edebiyat
26.Bölüm
Örneğin insanın bir çift atı olsa. Atlar çalışmadığı zaman bile hiç sesini çıkarmadan gider, onların yemini, samanını verirsin. Ama bir insanın kendisi için çalışan adamları oldu mu, onlara aldırmaz. Atlar insanlardan herhalde çok daha değerli. Aklım ermiyor, ne dersen de!
Sayfa 542 - Remzi Kitabevi - Willie·Kitabı okudu
Edebiyat
25.bölüm
Halk, patates toplamak için balık ağlarını alıp derelerin kenarına gitti, muhafızlar onları derelerin kenarına bile yaklaştırmadı. Hurda otomobilleriyle yerlere atılmış portakalları toplamağa geldiler; ama üzerine gaz dökülmüştü. Ve öylece durup patateslerin derenin akıntısıyla birlikte nasıl sürüklendiğine baktılar. Hendekte öldürülen ve sönmemiş kireçle üzerleri örtülen domuzların böğürtülerini dinlediler. Portakal yığınlarının ilaçlı çamur içinde gittikçe çöküşünü seyrettiler; insanların bakışlarında bir şaşkınlık vardı ve açların gözlerinde de artan bir kızgınlık, bir gazap... Halkın ruhunda büyüyen gazap üzümleri olgunlaşıp ağırlaşıyor ve bağ bozumunu hazırlıyordu.
Sayfa 527 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Edebiyat
25.bölüm
Kahveyi gemilerde yakıt olarak kullanın. Isınmak istiyorsanız mısır yakın, ateşi kızgındır. Derelere patates boşaltın, aç halkın patatesleri avlamaması için derelerin kenarına adam koyun. domuzları boğazlayın, gömün, dünyanın üzerine pis bir koku çöksün. Kanunun suç saymadığı bir cinayet bu. Göz yaşlarıyla belirtilemeyecek bir ıstırap. Bütün başarısızlıklarımızı hiçe indiren tam bir iflas. Bereketli toprak, dümdüz ağaç dizileri, güçlü ağaç gövdeleri ve olgun meyvalar. Ve pellegra hastalığına yakalanan çocuklar ölecek: Çünkü portakal kar getirmiyor. Belediye doktorları gömme kağıtlarını dolduradursunlar... "Gıdasızlıktan ölmüştür" diye... Ama gıdanın çürümesi, çürütülmesi gerek.
Sayfa 527 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Edebiyat