Üstâd diyor ya: “Yapayalnız dolaşıyor bu çağın insanı, çünkü birlikte yürüyecek kadar güvenmiyor kimse birbirine." Bir yüreğin öteki bir yüreğe güvenmesini engelleyen neydi? Nedendir bu denli yapayalnız dolaşmalarımız yalnız kalmak zorunda bırakıldığımız için mi, yalnızlığı tercih ettiğimiz için mi? Yalnızlığı seçerek seçmek zorunda bırakılarak birbirimizin yüzüne bakmayı unuttuk. Ruha dokunmayı unuttuk. Birbirimizin yüreğine dokunmayı unuttuk. Unutunca da iç huzurumuzu da kaybettik. Çünkü sohbet ve muhabbet ruhu besler. Kaçtıkça kaçtık birbirimizden güvenmedik, saymadık, sormadık, görmedik birbirimizi. Kendi köşemize çekildik. Oysa yalnızlık Allah’a mahsustu biz aciz kullar bu dünyada yalnız yürüyecek güçte yaratılmadık biz insanlar birbirimize muhtacız. Velhasıl kelam: İnsan insana şifadır, yara açan değil yara saran olduğu müddetçe.
"Büyükler çocuklaşıyor, çocuklar büyüyemiyor .Kitle kültürünün içinde renksiz ,kokusuz ,kimliksiz ve kişiliksiz kaldığımız için içimizdeki boşluk büyüyor…”
Kemal Sayar
Neden kör olduk, bilmiyorum, belki bir gün nedenini öğreniriz, ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana, söyle, bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, gören körler mi, gördüğü halde görmeyen körler.