SelinNamak

SelinNamak
@cccccnnnnn
selin. kitapları delicesine seven, okumayı 4,5ta öğrenmiş ama okumaya 14,5ta başlayan. yazan, ama yazdıklarını okuyamayan. masallar büyüyen, masallarla küçülen. can'ın annesi :) selin.
Eski öğretmen, eski bankacı, yeni yazılımcı
Bursa
169 okur puanı
Mart 2014 tarihinde katıldı

SelinNamak

, bir kitap okudu
7/10
·400 syf.·
Beğendi
·
47 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2016 00:00
·
2016 1. kitabı
Matt Ridley
8.8/10 · 18 okunma
SelinNamak
sayfa sayısı ekleme özelliği mükemmel olmuş. uzun zamandır siteye girmemiştim. sürpriz oldu :)
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
bu sıcakta TOEFL çalışmak ne zor=)) tesellisi olan var mı?=)
SelinNamak
Başarılar, kolay gelsin
bu sıcakta TOEFL çalışmak ne zor=)) tesellisi olan var mı?=)
SelinNamak
Dilerim benim gibi 85 gerekirken 84te kalmazsin :)
İnsan hiç tanımadığı birini nasıl sever? Daha doğrusu neden sever? Niyetini, kalbini, aklını bilmediği birini... Hoş, tanıdıklarımızın büyük bir bölümünün niyetini de kazık yedikten sonra öğreniyoruz ya neyse. Hadi onu geçtim, kafedeki garsona nasıl seslendiğini, gazeteyi okumaya (eğer okuyorsa tabi) nerden başladığını, sağ eliyle mi, sol eliyle mi yazdığını, kazağını giyerken önce kollarını mi, kafasını mı geçirdiğini, annesine en çok hangi kelimeyle hitap ettiğini, pazar günlerini ve her gecesini nasıl geçirdiğini, sabahları nasıl uyandığını, çorapla mı, çorapsız mı yattığını, arabada yolculuk ederken arka koltuğu mu, ön koltuğu mu tercih ettiğini, be daha bunun gibi günlük birçok şeyini hatta hiçbir şeyini bilmediğin bir insanı neden seversin? Neden seversin biliyo musun? Çünkü o sana sıfır noktasında gelir. Sadece varoluşuyla. Bilirsin ki, bu hepimizi altında toplayan gökkubbe ona da kucak açmış ve yine bilirsin ki, onunla aynı atmosferi paylaşıyorsun. Yani kısaca, biryerlerde, bir şekilde o "var". Ama "sadece" var. Ondan sonrası senin emeğin. Hani kafedeki garsona nasıl seslendiğini bilmiyordun ya, artık biliyorsun. Çünkü o sorunun cevabı aslında senin cevabın. İşte sana sadece varoluşuyla gelen o varlığın içini sen doldurursun. Garsona "hocam" der, çocukları çok sever, sol eliyle yazar, italyanca öğrenmek ister falan filan. Ince ince işler, dokursun her ayrıntıyı. Ve sonunda ortaya çıkan varlığa sen bile inanamazsın. Senden, benden, bizden biri olur. Sevilecek kıvama gelir. "Biz" olursunuz. Artık gecelerini onunla geçirmeye başlarsın, tabi o da seninle. Sıkı sıkı sarılırsın. İçindeki çocuğa sarılır gibi, bırakmamacasına. O artık tamamıyla senindir, sendendir ya işte ondan seversin. Cevapladığın sorularla, kondurduğun detaylarla oldurursun onu ve işte
SelinNamak
çok teşekkür ederim Ahmet Selim, yazımla ilgili yorumunuz ve içinde Nazım geçen bir cümle kurulması beni çok mutlu etti :)