Uygar toplum yoktur; uygar kişiler vardır. Ama uygar olmaya (kişilerin uygarlaşmalarına) elverişli—liği daha az/daha çok—olan ve olmayan toplumlar vardır; toptan elverişsiz toplum yoktur , herhalde.
Her günümüz, bazı günlerimizin devamı,
bazı günlerimizin gelişmesi,
bazı günlerimizin duraksaması,
bazı günlerimizin de sonudur —oysa, her günümüz,
olanak(ve olasılık) olarak,
mutlak son günümüzdür zaten…
Öyle anlar olur ki, boşlukta hissederiz kendimizi
— oysa bir yanılgıdır bu: çünkü, aslında, zaten, sürekli boşluktayızdır da, ancak belirli anlarda
— arada bir— hissederiz bunu: olup -biten,
Boşluğa ‘düşmemiz’ değil, boşluktalığımızı
Duymamızdır; çünkü, duysak da duymasak da,
Zaten, boşluktayızdır… 
Zamandır en büyük düşmanımız—
biz istemeden yürüyüp giden; biz istediğimizde de,
bir türlü istediğimiz noktada durmayan
—zaman, bizi bırakıp gider, terkeder
— — zaman, bizi , öldürür…