Ne için yaşadığını bilmediğinde, işte öylesine, şu veya bu şekilde günleri sayarak yaşıyorsun; akşam olunca gün bitti diye, sabah olunca gece geçti diye seviniyorsun. O can sıkıcı sorudan, 'Bugün ne için yaşadım, yarın ne için yaşayacağım?' sorusundan yakanızı ancak uykuda kurtarabiliyorsunuz.
İhtiras şiirde ya da aktörlerin pardösüleri omuzlarında, hançerle gezindikleri sahnelerde iyidir; oyun bitince kurbanlarla katiller birlikte gider akşam yemeği yer. İhtiraslar da böyle bitseydi ne iyi olurdu! Oysa ihtiras, arkasında mutluluk değil, duman ve leş bırakır. Ondan hatıra olarak geriye yalnızca utanç ve saç baş yolma kalır.