Bu dünyada doğruyu görmek de hiçbir şeye inanmamak, duygulara, insanlara, hatta olaylara bile inanmamaktır, çünkü bu dünyada sahte olaylar da çok yaratılır.
Her ne pahasına olursa olsun, lüksün, gösterişli hazların dünyadaki cennetine erişmek, eskiden ölümsüz zenginlikler uğrunda kendilerini feda edenler gibi, geçici sahip oluşlar uğrunda yüreğini taşlaştırmak, bedeni çileye sokmak en yaygın düşünce oldu.