hifz --> Hafizihya --> Muhyi
Bu bir avuç toprak, Cenâb-ı Hakk'ın "hifz" ve "ihya" fiillerinin arşıdır ki, "Hafiz" ve "Muhyi" isimleri orada tecellî eder. Ve o topraktan bu kadar hadsiz mevcûdâtı çıkarıp geliştirir, gözle görünecek håle getirir.
Zirā bazı şeyler var ki; sırr-ı imtihan olarak Allah, anlatılmasını yasaklıyor.
Hüve Nüktesi'nde o kadar ince bir perde kalmış ki, az bir dikkat ile âdetā Vācibü'l-Vücûd'un esmå ve sıfatının tecelliyâtı, husûsan irâde sıfatının tecellisi görünür gibi olmuştur.
Bu sırdan dolayı Cenâb-ı Hak, daha ileri gitmesine izin vermemiştir.
Müellif (ra), Hüve Nüktesi'yle bugünkü radyo, televizyon, telsiz, telefon gibi aletler sayesinde esmå ve sıfat-ı İlâhiyyenin tecelliyatını husůsan iråde-i İlâhiyyenin tecellisini hava zerrelerinin yapmış oldukları vazifelerle maddeten isbåt ve tesbit ediyor; Zât-ı Zülcelal'in esmå ve sıfatının hava zerrâtındaki tecelliyâtını husûsan irâde sıfatının tecellisini istitärdan ayne'l-yakin, belki hakka'l-yakin derecesine çıkarıyor.