Canavarın da Kalbi Varmış kitabı için bir şeyler yazmaya geldim. Öncelikle şunu söyleyeyim, Kabal'dan okuduğum altıncı kitap oluyor CDKV. Bu hanımefendi ne yazarsa yazsın, kendini okutuyor, öyle ki 700 sayfalık kitaplarını iki üç günde bitirdiğimi bilirim... Bu benim biraz hayatsızca okuyuşumdan da kaynaklanıyor olabilir ama gerçekten akıcı ve sürükleyici bir şekilde yazmasa son bir sayfa kalsa bile çevirme isteği olmayacağına inanıyorum... Karakterler olsun, yazım şekli, dili olsun, kurduğu o kalbe dokunan cümleler olsun hep bir içselleştiriyorum nedensizce. İçinizde bir şeylere ulaşmayı biliyor yani. Bu kitapta da böyle oldu benim için. Gerçekten sürükleyip gitti beni ve hep bir bölüm daha, bir bölüm daha okuyayım diye diye bitirdim kitabı. Benim için ilk vampir-cadı kitabıydı ve hoş bir deneyimdi açıkçası. İkinci kitabını da sabırsızlıkla bekliyorum. Özellikle de o kapak ve tasarımı gördükten sonra...
Ayrıca kitapta Nova ve Daren'le karşılaşmamız da bir ufak duygusallaştırmadı değil. Onun haricinde son sayfaları çıldırarak okudum sanırım, uzun zamandır bu kadar aşırı duygular hissetmiyordum kitap okurken, o da oldu bu kitapta. Ne diyebilirim ki, gerçekten çok güzel bir kitaptı. Biraz objektif olamayarak 10/10 diyorum. Okuyun, okutun.
"Sık sık hatırla; yanlış kişiden anlatıldığında sensin masaldaki kötü cadı; belki de canavarın ta kendisi."
s.8
"...Bazen birine çok değer verirsin ve o hata yapar, ondan nefret etmeyi öğrenmen gerekir ama edemezsin, sadece etmen gerektiğini bilirsin."
s.104
"Daha önce de sana bakınca böyle mi hissediyordum? Kalbim göğsümden çıkacak kadar hızla atıyor muydu? İçimde çiçekler açıyor muydu? Bir anda korkuyor muydum? Ayaklarım geri geri gidiyor muydu? Senin kalbin benim soluklandığım bir vadi miydi? O vadide kaç çiçek ezdim ben ya da