Yani kitap okuyan insan filmleride/dizileride sever ama bir kitabın her sayfasındaki her sözünde dünyadan bir parça bulduğunda bir filime ruhunu vererek izlerler sever. Öyle her yaz bizi bizim içimizdeki ruhu açığa çıkartmayan sezonluk aşk dizilerini sevemezler. Samimi bulmazlar. Bu kitapta bana bunu hatırlatacak bir kitap olarak görüyorum. Anlatmak istediği olayı yeni bir jargon kullanarak anlatmak istemiş ama her bölümde aynı karekterler üzerinde aynı çember üzerinde ele almış. Okuyucu ile iletişimi yaşadığımız dönemi iyi anlamamız gerektiğini düşünerek argo kelimelerde kullanarak okuyucuya sunulmuş bir kitap. sonu iyi bağlanmamış başında verdiği narsist olan kişilerin hareketlerini ele alan kitap sonunda bu konudan nispeten uzaklaşarak sonunu samimi olmayan yeşilçam klişesi gibi bitirmesi okuyucuyu en azından beni üzen bir kitap oldu.
Ayağın kırıldı diye üzülme! Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek. Kuyu dibinde kaldın diye üzülme! Yusuf kuyudan çıktı da Mısır'a sultan oldu, unutma! İstediğin bir şey; olursa bir hayır, olmazsa bin hayır ara...
- Mevlana