10/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2024 159. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere #mavicehennet eseri ile geldim. Masalsı bir kurgu ile kaleme alınan eser @elpisyayinlari ndan biz okuyuculara @nuhozturk57 imzası ile ulaşıyor. Yazarın kalemi oldukça sade ve anlaşılır, vermek istediği mesaj doğaya daha duyarlı bir toplum haline gelmek. Her birimiz bu döngünün parçasıysak üstümüze düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Kara canlıları olarak suda yaşayan canlılara karşı empati oluşturmamızı da sağlıyor bu eser. Avlanma şekilleri, akarsuları kirletme, suya çöp atma, bilinçsiz akvaryum avcılığı, balıkların üreme dönemlerine dikkat etmeyip yavruları da avlamanın zararlarına da dikkat çekiliyor. Sualtı dünyasının da bir yönetimi var, köpekbalıkları eskiden başta iken şimdi yunuslar başa geliyor. Yönetimden umutlu olanlar var bakalım umutları karşılık bulacak mı? Her yaşa hitap eden eseri okumanızı isterim, keyifle kalın ~ "Daha dünkü sıkıntılar olduğu gibi dururken üstelik. Bağışıklık kazandığımız her şeyin bağımlısı olduk günden güne." ~ "Zaten bu sularda ne öyle çok bileni yönetici yaparlar ne de yönetici olana her doğruyu yaptırırlar." ~ "Ya hür bir şekilde yeniden doğarız ya da birlikte can veririz esarete karşı" ~ "Ölüm hepimizi eşitleyecek, diye geçirdiği içinden. Suyun altındakileri, üstündekileri, avları, avcıları..." ~ Aylin Karadamak
Mavi CehennetNuh Öztürk · Elpis Yayınları · 20242 okunma
5/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2023 37. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2023 00:55
Bilimkurgu Kulübünün üçüncü bilimkurgu öykü seçkisi yayımlanır yayımlanmaz Tevfik Uyar'ı okumak için öykü seçkisi temin ettim. Yedi yıl aradan sonra Türk Bilimkurgu Edebiyatı'nın Taçsız Kralları olan Tevfik Uyar ve Murat Kaya Beşiroğlu arasındaki rekabeti merak ettim. Bir de korku gerilim öykü seçkilerinden tanıdığım isimler (Özlem Ertan, Funda Özlem Şeran ve Seran Demiral), bilimkurgu türündeki becerilerini ve flaş isimlerin de (Emre Bozkuş ve Ruhşen Doğan Nar) performanslarını. Gelin yorumlarda bakalım beklentiler karşılandı mı? Gizemli Bilimkurgu Yazarından Şok İddialar (Funda Özlem ŞERAN); Korku gerilim öykü seçkilerinden tanıdığım yüzle ilk defa bir konuda hem fikir olduk. Belki de gelen eleştirileri dikkate alarak böyle bir öykü yazdığı için onu gönülden takdir ediyorum. Uzaylılar, yaşadıkları imtihan gereği kendi kültürleri hakkında detay vermeyebilir. Onun yerine temas içinde bulunduğu kültür çerçevesinde ve onların dünyaya bakış açılarından kendilerini anlatabilirler. İlle de abuk sabuk uzaylı medeniyet adları üretmek hatta Latince uzay dili olarak lans edilmesi yanlıştır. Röportajdaki uzaylı bilimkurgu kaleminin anlattıklarıyla hemfikirim. Uzaylılar, Türkler'e kendi adları yerine Türkçe'nin "Gök" sözünden türetilen adlar kullanarak nerden geldikleri ima edebilirler. Kullarının Ahmaklığı (Müfit ÖZDEŞ); Genelde öykülerinde mevcut durum yanlısı tavır sergilese de uzaylı konusunda özentilik gütmeden Türkler'e özgü adlandırma ve betimlemeler dizen kalemden %100 yerli bilimkurgu öyküsünde kulların ahmaklığı değil olaylar ve olgular karşısında aklı selim davranmak yerine mankafalığını konuşturması su götürmez bir gerçektir. Uzaylı konusunda Taner Güler gibi düşünsem de akıcılık, heyecan ve sürükleyicilik hüküm sürdüğü öyküde uzaylının ileri uygarlığa sahip olması
Bilim-Kurgu
Arz Cephesinde Yeni Bir Şey YokKolektif · Fihrist Kitap · 202329 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sıfırda bir titreme: Umut & Sanem
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 12:49
CAG yinelenmesini duymuş muydunuz? İnsanda bu DNA diziliminin 36’nın altında olması gerekiyormuş, yoksa genetik bir rahatsızlığa sebep oluyormuş. Başlangıçta bazı semptomlarla başlayıp sonrasında fiziksel hareketlerde bozukluk, ses kaybı ve sonrasında yazarın deyimiyle hayatın sıfırda titremesi... Bu bilgiyi niye mi verdim? Çünkü bu kitabın kaderini bu hastalık çiziyor. Bu kitabın kapağını görenler belki sığ bir aşkı okuyacaklarını zannedebilirler ama burada kelimelerle tarif edemeyeceğim güzellikte bir akış, olaylar, kelimeler, cümleler, şarkılar var. (Dikkat edin aşk demedim!) Diyor ya yazar kitapta; bütün mümkünlerin kıyısındayız, gerçekten hayatta imkansız diyebileceğimiz şeyleri yaşarken veya bunlara şahit olurken görüyoruz ve böylece büyüyoruz. Bu kitapta Umut ve Sanem’in yüreğinden geçenleri melankolik bir havada okuyorsunuz, okurken sizi sıkan yerler olabilir, size tavsiyem lütfen bırakmadan okuyun, sizi gerçekten içine alan bir kitap... Hele de sizi şaşırttıkça olayların içine girdikçe bana hak vereceksiniz. Ve finali beni benden alan kitap; gözlerimin dolmasına sebep oldu, çok mu başkaydı bilemem ama o duygunun içine girerek okudum.(Bu söylediğim beklentinizi yükseltmez inşallah) Ayfer Tunç’un okuduğum ikinci kitabıydı ama bu kitabında üslubuna hayran kaldım. Zamanda bir ileri bir geri gitse de, tekli bölümlerde Umut’un gözünden, çiftli bölümlerde Sanem’in gözünden okusakta her şeyi, kitap kapağındaki resimden, kitabın ismine kadar her şeyi bir bütün olmuş. Başka kitaplardan, şarkılardan, sözlerden bahsedip, alıntılar yapması ayrıca hoşuma gitti. Mesela; “Umut Tanpınar’dan söz etti, Huzur’da saadetin insan ruhunun en az tahammül edebildiği şey olduğunu yazdığından.” “Dört duvar arasında aile sırları./Dört duvar arasında dünyanın kahırları.” (Bu şiirin
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20184,039 okunma