Ben cehennem ateşi denen şeye inanmam, ama bu gibi durumlarda inanmadığım için pişman oluyorum. Yok, yok, daha doğrusu böyle anlarda nerdeyse inanıyorum. Cehennem diye bir yer mutlaka olmalı, yoksa işlediğiniz suçlar için hak ettiğiniz kadar büyük cezayı başka nerde alabilirdiniz? Sizler varolduğunuz sürece evrende cehennem denen bir yere mutlaka ihtiyaç olacak.
Sergiyi gezerken Mükerrem Hoca'nın ezberlettiği şiirler dolanıyordu kafamda.
"Dört duvar arasında aile sırları./ Dört duvar arasında dünyanın kahırları."
Bizi anlatıyor bu şiir hocam, siz şiir diyorsunuz ama aynı bizim
ev bu, aynı bizim kahırlar, şiirden öte bir şey yani, hayatımızın kendisi. Ev eşittir cehennet, tümüyle cehennem demek haksızlık olur, sonuçta bizim evimiz, yalanlarımızı biz yaptık, elbirliğiyle.
1. "Dile benden ne dilersen!" dense sözgelimi Bir düşmasalın son kıpısında Ölüm taburesi ya da teneşir taşı yani
2. İşte ancak o zaman belki Bir palavrayla avunmak istemediğim için "Cehennet!" diye fırlama fırlama sabuklardım
3. Çünkü her bir şey fizik - kimya iç içedir Koyduğumun bu dünyada Birbirine kenetlenmiş bir çift gibi sivil ve sivil
4. İnsankızı ya da insanoğlu Desdemona - Othello! Haydi bre!
1. "Dile benden ne dilersen!" dense sözgelimi
Bir düş — masalın son kıpısında
Ölüm taburesi ya da teneşir taşı yani
2. İşte ancak o zaman belki
Bir palavrayla avunmak istemediğim için
"Cehennet!" diye fırlama fırlama sabuklardım
3. Çünkü her bir şey fizik — kimya iç içedir
Koyduğumun bu dünyada
Birbirine kenetlenmiş bir çift gibi sivil ve sivil
4. İnsankızı ya da insanoğlu Desdemona - Othello!
Haydi bre!