Fazla sevdiğinizde, sevilen nesnedeki eksiklikler fark edilmez olur, hatta daha da kötüsü: O eksikliklere meziyet atfedilir. Oysa eksikliklerini bilmezseniz, kusurlarını iyi niyetlerine yorarsanız insanları nasıl doğru yola çeker, onları mutlu edebilirsiniz? Sevmek, arzulamak demektir ve arzu da gücü öldürür. Görüyorsunuz, sizinle açık konuşuyorum Bay Wandergood ve yineliyorum: Aşk güçsüzlüktür. Aşk cebinizdeki paraları öbek öbek savurmak... ota çiçeğe harcamak demektir!
Saat bozuldu, makinist öldü. Öyle olmalı çünkü zamanın dışına atıldım. Anlaşılmayacağını bile bile tonlarca şey yaptım. Yollara çıktım, başkaları için yeni yollar hazırladım. Bıraktığımı zannettiğim her şeye tekrar tekrar saplandım, yol üzerinde durmadan geriye katlandım.
Farklı boyları iç içe geçen bu sehpa gibi bazı eşyalar, bir fikrin, idealin uygulaması, cismi gibiydi. Bütünlüğün çok saf ve basit bir simgesi olan o sehpanın mucizevi rahatlığına özenir, tıpkı onun küçükten büyüğe doğru iç içe birleşip nihayetinde sarih bir tamlık arz eden varlığı gibi o da ruhundaki sıkıntıyı yapan apayrı sesleri iç içe geçirip bir köşeye koymak, kendinden bütün ve rahat bir Salih yapmak isterdi.