"Şimdi başka bir dünyaya gidiyoruz," diyordu Candide. "Her şeyin iyi olduğu yer kesin burası. Zira itiraf etmek gerekir ki, insan bizimkinde maddi manevi biraz inim inim inlemiyor değil."
İnsanlar doğayı biraz bozmuş olsa gerek. Zira kurt doğmadıkları halde kurt olmuşlar. Tanrı onlara ne yirmi dörtlük toplar ne süngüler verdiği halde birbirlerini yok etmek için süngüler, toplar yapmışlar.
"Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir, bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak."