"Bizim burada kadınların hikayesi hep birbirine benzer.Hepimiz birilerini bekler dururuz. Döneceklerine inanmak isteriz, ama dönmeyebileceklerini de biliriz.
Ona göre saçlar akla ve kalbe tutulan aynalar gibiydi. Mesela kafamız karışıksa, aklımızdan geçenler yüreğimizi acıtıyorsa, o kafayı çevreleyen saçtan da hayır gelmezdi. Bir kere kederle kavruldu mu artık en mahir kuaförün elinde bile bir şeye benzemezdi. Bu durumda kesilmesi elzemdi. Aksi takdirde ne saç düzelir ne de sahibi hafiflerdi. Ama mutluysak, aklımızla yüreğimiz arasında bastıkça gıcırdamayan, sağlam köprüler kurmuşsak, o zaman saçlarımız da canlanıp ışıldardı. Kafamızın dışı daima içiyle bağlantılıydı. Hülasa saçın dilini çözmek, sözüne itibar etmek lazımdı.