Tıpkı apansız gidişin gibi dönüşünde de başına buyruk ve bencilsin. Bense aritmetik dersinde öğrendiğim sıfır rakamı gibiyim. Seninle toplandığım vakit hiçim belki, ama ola ki çarpışırsak, dikkat et, seni de yutup hiçliğime katabilirim.
Hayat denen yolculuk, gitmekten değil, dönmekten ibaretmiş. Bak, sen bile gidenlerin arasından çıkıp dönenler safına girdin. Gidişinin üzerinden onca yıl geçtikten sonra bir gün ansızın keyfe keder birkaç satırla bana ulaşıverdin. Bıraktığın yerde zahmetsizce buldun beni. Hani cinai romanlarda suç mahalline dönen katiller olur ya, işte aynı onlara benziyorsun, biliyor musun? Peki ama neden durup dururken çıktın şimdi ortaya? Kurbanını mı özledin, cinayetini mi, yoksa eski masum günlerimizi mi? Geçmişte ve oraya ait kimseler de en çok kendi masumiyetini özler insan, bilirim. Şayet aradığın oysa, kaybettiğini artık bende bulamazsın kardeşim, en başından söyleyeyim.