Abdurrezzak çelik

Abdurrezzak çelik
@celik5686
Kendini geliştirmenin en iyi yolu okumak ve okuduklarından öğrendikleriyle yazmaya başlamak.
Şube müdürü
Master
Siirt
Siirt, 20 Şubat 1980
3 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Aynalar
AYNALAR Ayna; mitlerden masallara, masallardan gerçekliğe bir tarihi olan ve bu nedenledir ki tarihi çok eskiye dayanan bir nesnedir denebilir. Hayatımızdaki vazgeçilmez parçalardan bir nesne... Ve pek çok söz söylenmiştir aynalar üzerine. Peki, bu kadar çok nesne arasında aynaları özel kılan nedir? Aynasız bir güne başlanır mı? Bir aynaya bakınca ne görürüz dış görünüşten başka?Narkissos'un suların aynasına düşen güzelliğinin derin(ler)inde gördüğü sır neydi? Aynalar bize neleri söyler? Kimi zaman hiç kimseyle paylaşamadığımız şeylerin yüzleşme yeri midir ayna? İçimizdeki seslerin, düşüncelerin, hislerin yansıdığı bir zemin mi? Yani yüzümüzün derinindeki iç yüzün varlık bulduğu bir alan mı? İçimizdeki sevgilerin, hüzünlerin, öfkelerin, kederlerin; gizlenen sırların, dile getirilmeyen itirafların sır'ladığı bir zemin... Çoğumuz aynalarla konuşarak dertleşmiyor muyuz? Aynaların dış görünüşümüzü yansıtarak bize sunduğu fiziksel algı zemininde, asıl yolculuk iç dünyamızı yansıtarak derinlemesine bir içsel keşif imkanı sunması ile başlar. Bizi en iyi tanıyan ve en samimi hallerimizi yansıtan nesnelerdir aynalar. Belki de en çok bu özelliğidir hayatımızdaki yerinin önemini öne çıkaran. Aynaların bir kapısından girip orada düşünce ve hayallerimizi gezeriz. Gitmek istediğimiz yerlere ulaşmanın en rahat ulaşım aracıdır. Aynalar bazen bir dost, bazen bir eş, bazen bir kardeştir. Çünkü en özelimizi bilen tek nesnedir. Kendimizden sakladığımız her şeyin gizli kasasıdır. Bu kasanın şifresini bilen tek nesne. İçimizdeki giz(ler)in sır kapıları... Davranışlarımızla, hayata bakış açımızla, mesleğimizle, dışa vurabildiğimiz yaşam tarzımızla iyiyi yansıtan bir ayna olmayı başarmış bir hayat umuduyla….
Felsefe-Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
KELEBEĞİN BİR GÜNÜ MİSALİ(DİR) HER HAYAT
Hep izleriz sahnelerde, idam mahkumlarına sorarlar son isteğin nedir, diye. Ne kadar zor bir soru, ne kadar karar verilmesi güç bir cevap! Son isteği ne olmalı insanın sizce? Bir kelebek düşünün, doğduğu gün ilk günü ve aynı zamanda son günü olan. İlk uçmaya başladığı günden başka uçacak günü olmayan. Nereye uçmalı? Nerede mola vermeli kelebek? Anısız veya anısını anlatamayacak bir ömür mü demektir bu? Bir ömür bir güne sığar mı? Birgünlük ömür nasıl geçirilmelidir? Saniyelerin gün, dakikaların ay, saatlerin yıl olarak sayılacağı koskocaman bir gün. Dinlenmekle mi geçirilse, gezmekle mi? Yemek yiyerek mi, sevdikleriyle mi?.. İbadet ederek mi geçirmeli bu bir günlük nadide ömrü yoksa? Sizce?.. Kadir Suresi'ndeki, bin aydan hayırlı bir gece ifadesi dikkatinizi çekti mi hiç? Bir ömrü bir güne dahi değil bir geceye sığdırmıyor mu yüce yaradan! Bu kısacık ömür, aslında bir gün değil mi! Zamanı yıllara, aylara, günlere bölmesek birgün yaşamıyor muyuz! Öyleyse, şu kısacık ömürde birilerini neden üzüyor insan, neden hayatı zorlaştırıyor kendine ve başkalarına? Kelebek misali bir ömrün değerini neden bilmiyor! Aslında hayat, kıymeti bilinip insana yakışır yaşandığı kadar hayat değil midir? Kırmaya, kırılmaya harcanan vakit(sizlik) neden? İnsan her an'ın değerini bilerek yaşayan bir kabiliyet ve yaradılışta olsa idi cennet ve cehennem olur muydu sizce? Değeri bilinerek yaşanan bir ömür umudu ile..
İnsan ve Duygular
Yokluk rengi
Yokluk hiç bu kadar güzel ve anlamlı olmamıştı. Hiç aklınıza gelir miydi yokluğun güzelliği? Yıldan yıla alınabilen bir kıyafetin, bir ayakkabının heyecanını şimdi hissedebiliyor muyuz peki? Bayramdan bayrama elbise ve ayakkabı alabilme beklentisini yaşayabiliyor muyuz şimdilerde? Basit renkli lastik bir ayakkabının o kokusununu alabiliyor muyuz ayakkabılardan? Bayram gelsin de giyelim diye aldıklarımızı, başucumuza koyup sabaha kadar hayaller kurabiyor muyuz? Oysa şimdi dolaplar elbise, ayakkabılıklar ayakkabılarla dolu; üstelik kaliteli ve markalı... Ama ne o günlerdeki heyecanı, ne de o mutluluğu yakalayabiliyor artık insan. Nedir eksik olan? Marka giyinsek de niye o mutluluğu yaşayamıyoruz? Demek ki markalar bize yokluk zamanındaki o özgüveni kazandıramadı. Demek ki marka giyinerek özgüven ve değer kazanamıyor insan. Üstüne giydikleri ile değil, bedeninde taşıdığı ruha giydirdikleri ile ortaya çıkar insan. Ahlakıyla, insanlara saygısıyla, değer yargılarıyla, çevreye ve doğaya sahip çıkmasıyla, hayvan haklarını gözetmesiyle insandır bir insan. Bu vasıfları güçlendikçe daha mutlu bir hayat, daha güzel bir geleceğe adım atabilir. Gelecek nesiller de ancak bu ruhtan devraldığı mirasla daha mutlu daha güçlü olabilir ve hayatı tadında yaşayabilir. Son sözü söylenmeden hayatın devam ettiğini unutmayalım. Mutlu bir hayat için aynaya bakalım ve eksik yönlerimizi kendimize söyleyerek güne başlayalım. Geçmişte kalan mutlulukları geleceğe taşıyalım. Elindekinin değerini bilen mutlu insanların yarınlarında buluşmak dileğiyle….
Duygu ve Düşünce
Hayran olmak
Sana hayranım. Bu kelime çoğu zaman artistler, aktrisler için kullanılır. Daha doğrusu sosyal medyada genellikle karşılarız bu tür paylaşımlara. Oysa hayranlık çok dolu bir kelime. Bazen babaya, bazen öğretmene, bazen doğada uçan bir kelebeğe, bazen bir çiçeğin güzelliğine hayranlık duyulabilir. Kelime anlamı olarak şaşkınlıktan gelme olmasına karşın anlam bakımından da aslında karşıdakine duyulan hissin şaşkınlığı yani hayran olma. Peki, siz neye hayransınız? Hayran olduğunuz kişinin hayran olunan yönünü örnek alıp kendinize işliyor musunuz? Bir babanın fedakarlığına bakarak fedakar, bir öğretmenin özverili çabasına bakarak özverili olabiliyor musunuz? Hayranlık duyulan şeyi hayatınıza kattığınızda hayranlık kelimesi anlam kazanır ve karşıdakini ödüllendirmiş olursunuz. Hayran olmaktan çekinmeyin; hayranlığınızı dile getirmekten, hayranlığın kazanımlarını kendinizde de görmeye çalışmaktan… Ben sizin sabırlı okumalarınıza hayranım. Hayran olduğunuz hayranlıkları, hayran bıraktıracak bir hayat sürmeniz dileğiyle…
Felsefe-Düşünce
Tat
Yüreğinde ne varsa dilin o tadı alır, gözlerin onu görür. Onun içindir ki sevdiğinin yanında baktığın her yeri cennet gibi görürsün, yediğin her şeyden tat alırsın.
Duygu ve Düşünce