Kadınların hiçbir zaman akıtmadıkları okyanuslar dolusu gözyaşı vardır, çünkü annelerinin sırlarını, babalarının sırlarını, erkeklerin sırlarını, toplumun sırlarını ve kendi sırlarını mezara götürmek üzere eğitilmişlerdir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gözyaşları sizi bir yerlere götüren bir nehirdir. Ağlamak ruhsal hayatınızı taşıyan geminin çevresinde bir nehir yaratır. Gözyaşları geminizi kayalıklardan, kuru zeminden çıkararak nehrin aşağılarındaki yeni bir yere, daha iyi bir yere götürür.
Öteki yanağını dönmek, yani adaletsizlik ya da kötü muamele karşısında sessiz kalmak , çok hassas bir şekilde değerlendirilmelidir. Pasif direnişi Gandhi'nin kitlelere öğrettiği gibi politik bir araç olarak kullanmak bir şeydir; ailede,toplumda ya da dünyadaki çürümüş ya da adil olmayan bir iktidar gibi çekilmez bir durum karşısında kadınların hayatta kalabilmeleri için seslerini çıkarmamaya özendirilmesi ya da zorlanması ise tamamen başka bir şey. Bu durumda, kadınlar vahşi doğalarından koparılırlar,suskunlukları da huzuru değil, zarar görme tehlikesine karşı ördükleri büyük savunmayı gösterir. Sadece o kadının suskunluğuna bakarak, bunun hayatı her zamanki haliyle onayladığı anlamına geldiğini düşünmek ise tümüyle yanlıştır.
Soğukluk,herhangi bir ilişkinin bitişini ifade eder. Eğer bir şeyi öldürmek isterseniz, ona karşı soğuk durmanız yeterlidir. İnsan,duygu,düşünce ya da eylem bakımından donuklaştığında, ilişkinin var olması da olanaksızlaşır. İnsanlar kendilerindeki bir şeyi terk etmek ya da birini soğukta dışarıda bırakmak istediklerinde onu görmezden gelirler, davet etmezler,dışarıda tutarlar, seslerini duymamak ya da görmemek için yollarını bile değiştirirler.